Sarı Öküz ve Canan Kaftancıoğlu
Canan Kaftancıoğlu'na yapılanların adil olmadığına ve siyasi olduğuna inanıyorlarsa en sert biçimde, demokratik ve anayasanın kendine verdiği ifade özgürlüğü kapsamında…
Canan Kaftancıoğlu'na yapılanların adil olmadığına ve siyasi olduğuna inanıyorlarsa en sert biçimde, demokratik ve anayasanın kendine verdiği ifade özgürlüğü kapsamında…
Dünyada bir dizi ülkede savaş, kuraklık, deprem, işsizlik, yoksulluk, zulüm, işkence, düşünce özgürlüğünün olmayışı vs gibi nedenlerden dolayı insanlar yüzyıllardır…
Türkiye'nin altın nesli Z kuşağı değil, Nonpartisan Z kuşağı tarafından yetiştirilecek kuşak olacak ve ülkeye damgasını onlar vuracak.
Maske konusundaki aşırı bağlılıklarından ötürü yaşlılarımız etki altında kaldıkları için bir şekilde anlayışla karşılayabiliriz. Peki gençlerimize ne oluyor öyleyse?
Küresel elitler Ortadoğu'ya 'Barış, Demokrasi, Özgürlük' getireceğiz diyerek girenler, GERM Projesiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne 'sağlık, sıhhat' diyerek operasyona hazırlanıyorlar!
Aynı sınıfta okuyan öğrenciler okulda takmadılar. Ne zaman ki okul çıkışı servis aracına bindiler, işte o an maske mecburiyeti başlayıverdi.…
Yeni dünya düzeninde hiçbir şeyin yokken mutlu olmanı istiyorlar… Hiçbir şeyi olmayan insan mutlu olmasını düşünmek ancak şeytanın hizmetkarlarının işi…
Popülasyona yönelik 'Stratejik Göç Mühendisliği' operasyonu hedef devlette sızılabilir bölgeler yaratmak, bir anlamda yumuşak karın oluşturmak için sürdürülen bir mühendislik…
Türkçe cehennem dili değil bilakis cenneti yaşamak isteyenlere hayat verenlerin dili diyoruz. Türkçe, İslam medeniyetini canı pahasına huduttan hududa atılarak…
"Yarın ölecek olsanız dahi ağaç dikin !!" diyen bir dinin, SIR'lanan ve SUR'lanan ağaçların yaşam hikayesinden ders çıkarılması ve nesillere…
Çin Kominist Parti’sinin halka ve dünyaya açık tek ingilizce resmi dergisi Beijing Review Nisan sayısında dünyaya önümüzdeki dönemde asıl kısıtlamaların…
Özellikle Tip-2 diyabet hastalarına ve obezite sorunu olanlara, ya da diyet yapmak isteyenlere söylenen "Sık ye, az ye" sözüdür. Evet,böyle…