Küresel Kaosun Ortadoğu Denklemi
İran üzerindeki 47 yıllık ambargo düzeni sadece mezhepsel kavga değildir. ABD ve İsrail ortaklığıyla yürütülen sistematik kuşatma tamamen jeopolitik hesaplaşmadır. Filistin halkına verilen desteğin ağır faturası bugün Tahran sokaklarında patlayan bombalarla ödetiliyor. Mazlumların yanında durmanın bedeli küresel güç odakları tarafından stratejik baskıyla kesiliyor.
Yaşanan devasa yıkım sadece askeri operasyonlarla sınırlı kalmayıp derin insani trajedi barındırıyor. Şii kimliği üzerinden yürütülen tartışmalar asıl meseleyi örtbas etmek için kullanılan maskedir. Küresel sistem kendisine itiraz eden her yapıyı cezalandırarak ibretlik ders vermeyi amaçlıyor. Baskı politikası halkları sindirmek yerine büyük öfke patlamasına zemin hazırlıyor.
Stratejik Dürüstlük Ve Ahlaki Tutarlılık Sınavı
İran rejiminin iç politikadaki hatalarını ve baskıcı uygulamalarını eleştirmek bugün her zamankinden daha gereklidir. Kürt politikaları veya idam kararları gibi konular demokratik zeminde mutlaka yüksek sesle tartışılmalıdır. Fakat saldırıya uğrayan halkın yanında durmak siyasi hataları onaylamak değildir. Bu duruş tamamen vicdani zorunluluk ve ahlaki tutarlılıktır.
Hamaney ve ekibine yönelik eleştiriler saklı tutulurken masum çocukların katledilmesine sessiz kalmak büyük vicdansızlıktır. Filistin davası uğruna ödenen ağır bedel her türlü siyasi mülahazanın üzerinde insani saygıyı hak ediyor. Mazlumun kimliğine bakmadan zalimin karşısında durmak evrensel görevdir. Bugün sergilenen onurlu direnç gelecekte kurulacak adil dünyanın temel taşıdır.
Ekonomik Felç Ve Batı Dünyasının Çöküşü
Bölgedeki sıcak çatışma küresel ekonomik arterleri keserek Batı merkezli konforu kökünden sarsmaya başladı. Musab Hasan Yusuf’un Trump’a yaptığı çağrıda vücut bulan tablo savaşın küresel ekonomik intihar olduğunu kanıtlıyor. Hürmüz Boğazının tıkanması petrol fiyatlarını fırlatarak piyasaları paniğe sevk etti. Finans merkezlerinin karanlığa gömülmesi felcin yayıldığını gösteriyor.
Hamas kurucusu Şeyh Hasan Yusuf’un oğlu Musab’ın Trump’a yaptığı çağrı stratejik provokasyondur. İsrail istihbaratı adına çalıştığı ortaya çıkan Yusuf’un rejim değişikliği talebi küresel tedarik zincirlerinin kopmasını hedefliyor. Petrol tankerlerinin mahsur kalması Batı için geri dönülemez enflasyonist yıkım demektir. Ekonomik arterlerin kesilmesi modern toplumların konfor alanlarını yok ederek kaosu tetikliyor.
Rejim Değişikliği Yanılsaması Ve Sosyolojik Gerçekler
Sürgün gruplardan satın alınan rejim değişikliği hayalleri sahada karşılığı olmayan büyük yanılgıdır. İran gibi köklü devlet yapısında oluşacak güç boşluğu sadece kaosu ve iç savaşı tetikler. Lübnan ve Irak’taki toplumsal öfke yangının tüm coğrafyaya yayılacağını gösteriyor. Dışarıdan dayatılan modeller toplumsal gerçeklerle çatıştığında sadece şiddet üretir.
Bölgedeki sosyolojik doku dış müdahalelerle değiştirilemeyecek kadar karmaşık ve dirençli yapıya sahiptir. Rejimin çökeceği beklentisiyle hareket edenler tüm bölgeyi ucu bucağı olmayan bataklığa sürüklüyor. Toplumsal dinamikleri göz ardı eden hamleler stratejik körlüktür.
Türkiye Ve Bölgesel Güvenlik Hattındaki Riskler
İran’dan ateşlenen balistik mühimmatın Türk hava sahasına yöneldiği iddiaları milli güvenliğimiz açısından ciddi alarmdır. Hatay sınırlarına düşen parçalar savaşın ne kadar yakınımızda olduğunu açıkça kanıtlıyor. Doğu Akdeniz’deki NATO unsurlarının gelişi güzel müdahalesi askeri hareketliliğin tehlikeli boyutunu gösteriyor. Topraklarımızı korumak için her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımız mahfuzdur.
Bölgesel istikrarın bozulması Türkiye için hem ekonomik hem sosyal açıdan büyük tehdit oluşturmaktadır. Çatışmaların yayılması sınır güvenliğimizi tehlikeye atarken yeni göç dalgalarını ve terör risklerini getirecektir. Ateş çemberinde milli çıkarları korumak için dinamik adımlar atılmalıdır. Komşu coğrafyalardaki istikrarsızlık doğrudan iç huzurumuzu ve ekonomik geleceğimizi hedef almaktadır.
Stratejik Eylem Planı Ve Rasyonel Çıkış Yolu
ABD yönetimi için tek mantıklı yol nükleer kapasitenin geriletildiğini ilan ederek süreci durdurmaktır. Arka kapı diplomasisi işletilerek dengeli aktörlerle ve geçiş dönemi temsilcileriyle acilen masaya oturulmalıdır. Uranyum tasfiyesi karşılığında yaptırımların kaldırılması ve gözetimli seçimlerin yapılması somut çözümdür. Afganistan ve Irak tecrübelerinden ders çıkarılarak bölgesel intihar önlenmelidir.
Bölgesel barışın tesisi için tüm tarafların katılımıyla yeni güvenlik mimarisi inşa edilmek zorundadır. Silahların susması ve diplomatik kanalların açılması küresel ekonomiyi çöküşten kurtaracak yegane yoldur. Pragmatik adımlar atılarak bölge halklarının iradesine saygı duyulmalıdır. Gelecek ancak rasyonel stratejilerle inşa edilebilir.
BARAN AKSOY

