Erbil’den Tahran’a Uzanan Tehlikeli Şerit
CIA’nın Kuzey Irak’taki operasyonları, 40 bin Kürt militanını ağır silahlarla donatıyor. Hedef net: İran’ın batısında, Türkiye’nin güney hattı boyunca koridor inşa etmek. Proje, Suriye’deki Rojava deneyiminin büyük ölçekli versiyonu. Türkiye’nin Türk dünyasıyla bağını koparacak duvar, beka meselesidir.
Batı Azerbaycan’da Kürdistan ilanı senaryosu, Tahran’ı zayıflatmanın ötesinde Ankara’yı hedef alıyor. Koridor, İran’ın Kürdistan, Kermanshah ve İlam eyaletlerini kapsayacak. Kuzey Irak’taki Erbil merkezli operasyonlar, yapının lojistik omurgasını oluşturuyor. Türkiye, güneydoğu sınırında yeni terör devletiyle yüzleşme riski taşırken İran’ın toprak bütünlüğü, Türkiye’nin güvenliği için stratejik çıkar haline geldi.
40 Bin Militan ve Sınır Ötesi Tehdit
CIA, PJAK ve PKK unsurlarını tek çatı altında topluyor. Militanlar, İran içlerine sızma görevi alacak. Ancak asıl tehlike, operasyonların tamamlanmasından sonra Türkiye’ye dönecek olmaları. Suriye’de yaşananlar, senaryonun provasıydı. Silahlandırılmış 40 bin militan, sınırımızın hemen ötesinde bekliyor. Ankara, tehdidi şimdiden nötralize etmelidir.
Kuzey Irak’taki varlığımız, koridoru kesmek için yetersiz kalıyor. Ankara, askeri ve istihbaratsal operasyonları artırmalı. Sınır ötesi harekat yetkisi, sadece kuzeyde değil, doğuda da kullanılmalı. İran ile ikili güvenlik mekanizmaları kurulmalı. Koridor projesi, iki ülkenin ortak düşmanı haline geldi. İşbirliği, her iki ülkenin de çıkarınadır. Ankara, Tahran’la masaya oturmalı. Gecikmek, koridorun kalıcılaşmasıdır.
ABD-İsrail Saldırıları ve Koridorun Aktivasyonu
28 Şubat 2026 sabahı başlayan saldırılar, koridor planını hızlandırdı. İran’ın batısındaki karışıklık, militan hareketliliği için zemin hazırlıyor. ABD ve İsrail, İran’ı meşgul ederken, CIA Erbil’deki militanları harekete geçirme koordinasyonu tesadüf değil. Savaş, koridorun inşası için perde görevi görüyor. Türkiye, oyunu bozmalı. Aktif aktör olmalı.
Türkiye, bölgesel istikrarı koruyarak tehdidi bertaraf edebilir. Ancak bunun için aktif rol almalı. Sadece gözlemci konumunda kalmak, koridorun kurulması anlamına gelir. Ankara, Tahran ile diyalog kanallarını açık tutmalı. İran’ın toprak bütünlüğü, Türkiye’nin güvenliği için vazgeçilmezdir. Komşunun zayıflaması, Türkiye’yi çevreler. Bu denge, dikkatle yönetilmeli. Ankara, tarafsız kalmak yerine milli çıkarlarını korumalıdır.
Koridorun Ekonomik Silahı: Enerji ve Yıkım
Koridor projesi, sadece askeri tehdit değil. Hürmüz Boğazı kapanırsa, petrol fiyatları 200 dolara fırlar. Türkiye’nin enerji güvenliği, koridorun kontrolüne bağlı. Koridor, enerji hatlarını kesintiye uğratabilir. Motorine yapılan 12.45 TL rekor zam, küresel krizin yerel yansıması. Metroda artan “yetersiz bakiye” anonsu, halkın çaresizliğini özetliyor. Ekonomik yıkım, güvenlik tehdidiyle birleşerek istikrar bozuluyor.
Koridor, toplumsal patlamanın kıvılcımı olabilir. Halk yoksullaşırken, dış tehdit karşısında birlik olmayı engelleyen toplumsal çelişkiler derinleştikçe milli direnç kapasitesini zayıflatıyor. Ankara, hem güvenlik hem de ekonomi politikalarını acilen revize etmeli. İsraf son bulmalı, kaynaklar halka yönelmelidir. Ekonomik barış ve istikrar, güvenliğin temelidir.
Ankara’nın Stratejik Tercihleri: Bağımsız Hat
Ankara’nın son çıkışları, İran’a mesajdı. Ancak aynı eleştiri, Ankara için de geçerli. Koridor tehdidine karşı ne yapıyoruz? Stratejik derinlik, sadece söylemde kalmamalı. Eylem planı, acilen devreye sokulmalıdır. Türkiye, aktif aktör olmalı. Seyirci kalmak, geleceği ipoteklemektir. Kararlı adımlar atılmalıdır.
Ankara, NATO müttefikliği ile komşuluk hukuku arasında sıkıştı. Çıkmaz, bağımsız politika üretme zorunluluğunu ortaya koyuyor. Taraflı tarafsız kalmak, artık mümkün değil. Seçim yapmak zorundayız. Gelecek buna bağlıdır. Koridorun inşası, Türkiye’nin jeopolitik hapsi demektir. Hapsi kırmak için askeri ve diplomatik güç eş zamanlı kullanılmalıdır. Milli strateji, tek kurtuluş yoludur.
Stratejik Eylem Planı: Koridoru Kesmek İçin Somut Adımlar
Türkiye, İran sınırında 30 kilometre derinlikte “Güvenli Doğu Hattı” ilan etmelidir. Bu tampon bölge, CIA destekli militanların lojistik ikmal yollarını fiziksel olarak kesecektir. Sınır hattı boyunca 7/24 havada kalan silahlı drone sürüleri ve sismik sensörlerle akıllı bariyer kurulmalıdır. Erbil-Süleymaniye-Kermanshah üçgenindeki kritik geçitler, özel kuvvetler ve yerel unsurlarla kontrol altına alınmalıdır.
ABD’yi dışarıda bırakan, bölgesel “Sınır Güvenliği Konseyi” acilen kurulmalıdır. Türkiye, İran ve Irak merkezi hükümeti, koridoru ortak tehdit ilan ederek eş zamanlı operasyon kabiliyeti geliştirmelidir. İran’daki iç karışıklık derinleşmeden, “önleyici vuruş” doktriniyle hareket edilmelidir. Ankara, şimdi harekete geçmeli. Yarın çok geç olabilir.
SADİ ÖZGÜL

