Nonpartisan Kuşağı Ve Siyasetin Zihniyet Devrimi
Karanlık bir perdenin ardında bildiğimiz geleneksel siyasetin son demleri yaşanıyor. Köhneleşmiş ideolojiler ve halkı uyutan bayat söylemler artık miadını tamamen doldurdu. Ne Z kuşağı yaftasını kabul eden ne de eski düzenin kurallarına boyun eğen yeni bir güç sessizce yükseliyor. Acaba bu zihniyet devrimi Türkiye’nin kaderini nasıl yeniden yazacak?
Sessiz ama kararlı adımlarla gelen Nonpartisan kuşağı partizanlık duvarlarını yıkarak ilerliyor. Bu sadece bir nesil değişimi değil toplumsal bir uyanışın habercisidir. Siyasetin çürüyen temelleri sarsılırken gençler ülkenin geleceğini şekillendiren temel dinamik haline geliyor. Hakikati sorgulayan bu yeni irade karşısında hiçbir eski aktör güvende değildir.
Siyasetin Çürüyen Temelleri Ve Bir Devrin Sonu
Yıllardır kapalı kapılar ardında alınan kararlar ve koşulsuz itaat üzerine kurulu düzen artık çatırdıyor. Siyasi aktörlerin kendi seçmenlerini bile kayıtsız şartsız destekleyemeyeceği yeni bir döneme giriyoruz. Toplumun her kesiminde hissedilen değişim rüzgarı partizanlık prangalarını birer birer parçalıyor. Siyaset artık kendi tabanının sert beklentileriyle yüzleşmek zorundadır.
Geleneksel siyasi alışkanlıklar yeni neslin eleştirel süzgecinden geçemeyerek hızla tasfiye ediliyor. Halkın iradesini ipotek altına alan yapılar bu zihniyet devrimi karşısında çaresiz kalıyor. Siyasetin beklenen değil beklenmedik sonuçlar doğurduğu bu süreçte eski yöntemler işlemez hale geldi. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bu çürümüşlük son bulacaktır.
Beklenmedik Dalgalanma Ve İktidarın Mirası
AK Parti iktidarının uzun seyri ve tartışmalı politikaları toplumda derin bir dalgalanma yarattı. Ekonomik bunalım ve sığınmacı krizi gibi faktörler bu toplumsal tepkiyi daha da şiddetlendirdi. Ancak bu sürecin en çarpıcı sonucu gençlerin siyasete olan ilgisinin partizanlıktan uzaklaşması oldu. Bu durum siyasetin öngörülemeyen en büyük mirasıdır.
Gençler artık ideolojik körlükle değil rasyonel ve eleştirel bir bakış açısıyla hareket ediyor. Büyük olaylar her zaman öngörülemeyen sonuçlar doğurur ve bu uyanış da onlardan biridir. Siyasetin dar kalıplarına sığmayan bu yeni kitle mevcut düzeni kökten sarsıyor. Toplumsal dalgalanma o kadar derinden geliyor ki durdurulması artık imkansızdır.
Seçim Dönemeçleri Ve Sorgulayan Yeni İrade
2014 ve 2018 seçimleri Nonpartisan kuşağının siyasi aktörlere karşı tutumunun değiştiği dönüm noktalarıdır. Adayların sadece parti aidiyetleri değil söylemleri ve eylemleri de artık büyüteç altına alınıyor. Muharrem İnce olayında yaşanan tepki siyasi aktörlere yönelik beklentilerin ne denli değiştiğini gösterdi. Acaba siyasetçiler bu yeni ve sert gerçekliğin farkında mı?
Artık genel kabullenmişlik içinde seçime girme dönemi tamamen kapanmıştır. Seçmen desteklediği adayı bile en küçük hatasında sertçe eleştirmekten çekinmiyor. Bu sorgulayıcı tutum demokratik kültürün gelişmekte olduğuna dair en güçlü işarettir. Siyasi aktörler halkın beğenisini kazanmak için artık çok daha fazlasını yapmak zorundadır.
Muhalefetin Çıkmazı Ve Seçmene Yabancılaşma
Muhalefet liderlerinin kendi seçmenleri tarafından sertçe eleştirilmesi Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin habercisidir. Politikacılar karar verir halk savunur anlayışı Nonpartisan kuşağının yükselişiyle geçerliliğini yitirdi. Eleştirenleri trol olarak yaftalamak veya iktidara yarıyor argümanını kullanmak artık işe yaramıyor. Bu tepedenci yaklaşım muhalefeti kendi tabanından hızla koparıyor.
Mevcut düzeni sarsan bu stratejiler farklı siyasetçileri sahneye iterek dengeleri değiştiriyor. Halkın iradesini yok sayan her hamle bu yeni kuşağın sert duvarına çarpıyor. Muhalefetin kendi seçmenine yabancılaşması siyasi bir intihar niteliği taşımaktadır. Sorgulayan ve hesap soran toplum artık siyasetin en temel gerçeği haline gelmiştir.
Cumhuriyet Devriminin Kayıp Halkası Ve Gelecek
Nonpartisanism Cumhuriyet devriminin toplumsal tabana yayılan o kayıp halkası olarak değerlendirilebilir. Demokratik kültürün gelişmesi belki birkaç seçim sürecek ama sonuçta ülkeye tamamen yerleşecektir. Çantada keklik seçmen dönemi biterken siyaset camiası bu yeni realiteyi kavramak zorundadır. Aksi halde tarihin tozlu sayfalarında yerlerini almaktan kurtulamayacaklar.
YORUMCALAR
