2024’ün Panikletecek Hikayeleri

Küresel Panik: Kızamık Salgını Ve Yeni Dünya Düzeni

2024’ün ilk haftaları, dünya genelinde endişe verici bir senaryonun kapılarını araladı. Komşu kıtalarda eş zamanlı olarak patlak veren kızamık salgınları, insanlığı biyolojik bir tehditle karşı karşıya bırakarak, yeni bir aşı dayatmasının zeminini hazırlıyor olabilir mi? Bu durum, sadece bir sağlık krizi mi, yoksa daha büyük bir oyunun parçası mı?

Medyanın Rolü Ve Aşılama Tartışmaları

Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de rapor edilen kızamık vakaları, özellikle İngiliz medyasında büyük bir panik havası yarattı. BBC ve diğer İngiliz yayın organları, kızamık vakalarındaki keskin artışı düşük aşılama oranlarına bağlarken, bu haberlerin doğruluğu uzun süredir sorgulanıyor. ABD medyası da benzer bir tutum sergileyerek, Philadelphia’daki salgının sorumluluğunu aşı yaptırmayan halka yükledi. Bu durum, medyanın olayları tek taraflı ele alış biçimini ve kamuoyunu belirli bir yöne çekme çabasını gözler önüne seriyor.

Koordineli Bir Propaganda Mı?

NBC ve BBC’nin, farklı ülkelerdeki salgınları ele almalarına rağmen şaşırtıcı bir şekilde aynı kilit noktalarda hemfikir olmaları, koordineli bir propaganda izlenimi yaratıyor. Sky News, Daily Mail ve Forbes gibi haber kaynaklarının başlıkları, aşı tereddüdünü salgınların ana nedeni olarak göstererek, kamuoyunu belirli bir algıya yönlendiriyor. Bu durum, “Çoğunlukla zararsız olan bir hastalıktan neden korkmalıyız?” ve “Bunun altında yatan propaganda nedir?” gibi soruları akıllara getiriyor.

Abartılı Tahminler Ve DSÖ’nün Rolü

İngiltere Kraliyet Sağlık Güvenliği Ajansı’nın (UKHSA) DSÖ’ye gönderdiği mektupta, sadece Londra’da 160.000’e kadar kızamık vakası öngörülmesi, durumun ciddiyetini artırıyor. Bu sayı, geçen yıl Avrupa genelinde bildirilen toplam vaka sayısının beş katı, bir önceki yıla göre ise 30 katlık bir artış anlamına geliyor. Bu abartılı tahminler ve DSÖ’nün acil eylem çağrıları, Covid pandemisi döneminde yaşananları akıllara getiriyor. mRNA’lı ve grafenli aşı adaylarının yan etkileri, bu yeni salgının arkasındaki gerçek neden olabilir mi?

Zorunlu Aşılama Ve Türkiye’ye Yansımaları

Kızamık salgını hikayesi, mRNA’lı kızamık aşılarının zorunlu hale getirilmesi konusuna odaklanmış gibi görünüyor. Sosyal medyada ve ana akım medyada tartışılan bu konu, tamamen organik olmaktan uzak bir gündem oluşturuyor. İngiltere’de 2019’da önerilen zorunlu kızamık aşısı fikri destek görmese de, Almanya 2020’de benzer bir yasayı yürürlüğe koydu. Bu durum, Türkiye için de “Ya bu aşıyı olacaksınız ya da olacaksınız. Bu diyardan aşı olmadan gitmek yok…” gibi bir dayatmanın habercisi olabilir.

YORUMCALAR