FDA Onaylı İhanet Ve Küresel Sağlık Skandalı
Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) kurumunun ilaçları titizlikle test ettiği inancı koca bir yanılgıdır. FDA ürünlerin güvenilirlik testlerini bizzat yapmaz. Sadece ilaç şirketlerinin kendi sunduğu yanlı verileri inceler. Bağımsız laboratuvar denetimi olmayan bu süreç gerçek bir güvenlik testi değildir. Üreticinin kendi malını övdüğü raporlarla milyonlarca insanın hayatı tehlikeye atılmaktadır.
COVID-19 Ve 55 Yıllık Gizlilik Ayıbı
FDA’nın ilaç şirketlerinden bağımsız olduğu masalı pandemi sürecinde tamamen çökmüştür. Pfizer aşılarını 108 günde onaylayan kurum verileri paylaşmak için 55 yıl süre istemiştir. Bu akıl almaz talep toplumda büyük bir infiale ve güven kaybına yol açmıştır. Saklanacak bir şey yoksa bu gizlilik neden tercih edilmektedir? Şeffaflıktan kaçan her yapı suç ortağıdır.
Çocuklar için onay veren komite üyelerinin Pfizer ile açık bağlantıları ortaya çıkmıştır. Bu çıkar çatışmaları küresel sağlık politikalarının arkasındaki kirli ağları ifşa etmektedir. Türkiye’de de aşı tedarik süreçleri bu şüphe bulutundan nasibini almıştır. Halkın kafasındaki soru işaretleri küresel aktörlerin sorgulanması gerektiğini açıkça göstermektedir. Bilim maskesi altındaki bu ticaret insanlık onurunu yaralamaktadır.
Sahte Pandemiler Ve Domuz Gribi Tezgahı
2009 domuz gribi vakası küresel sağlık otoritelerinin ne denli sorgulanabilir olduğunu kanıtlamıştır. DSÖ pandemi tanımını değiştirerek ölüm oranı şartını kasten kaldırmıştır. Sadece bulaş oranını kıstas alarak sahte bir pandemi ilan edilmiştir. Bu sayede ilaç şirketleri aşılarını hızla piyasaya sürerek devasa karlar elde etmiştir. Sonuç ise narkolepsi ve ağır alerjik reaksiyonlar olmuştur.
Avrupa’da toplatılan bu aşılar FDA tarafından da onaylanmıştı. Dönemin yetkilileri bunun bir sahte pandemi olduğunu açıkça kabul etmiştir. Ülkemiz de o dönemde bu şaibeli aşıları temin ederek risk altına girmiştir. Tarih tekerrür ederken aynı aktörler bugün de benzer oyunları sahnelemektedir. Küresel otoritelerin kararları halk sağlığını değil şirket bilançolarını korumaktadır.
İlaç Endüstrisinin Kanlı Sicili Ve Skandallar
FDA onay süreçlerindeki eksiklikler tarihte birçok trajik vakaya neden olmuştur. Talidomid ilacı üreme toksikolojisinden geçmeden dağıtılmış ve sakat doğumlara yol açmıştır. FDA bu felakete göz yumarak binlerce ailenin hayatını karartmıştır. DES adlı ilaç ise yıllar sonra kadınlarda kansere neden olan bir başka skandaldır. İnsan sağlığı kâr hırsı uğruna acımasızca feda edilmiştir.
Opioid ağrı kesiciler kalp krizlerine neden olmasına rağmen yıllarca piyasada tutulmuştur. Vioxx adlı ilaç binlerce ölüme yol açtıktan sonra ancak üreticisi tarafından geri çekilmiştir. FDA bu süreçlerde denetleyici değil izleyici kalmayı tercih etmiştir. Tamoksifen gibi kanserojen olduğu bilinen ilaçlar bugün hala onaylı olarak kullanılmaktadır. Bu kara lekeler sistemin ne kadar kokuşmuş olduğunu göstermektedir.
Kısırlaştırıcı Etkiler Ve Bilimsel Çelişkiler
Kanserojen olduğu ilan edilen ilaçların hala tedavi adı altında sunulması büyük bir çelişkidir. Kısırlaştırıcı etkisi kanıtlanmış ürünlerin FDA onayıyla dağıtılması niyetin sağlık olmadığını kanıtlamaktadır. Türkiye’de ilaç denetimi küresel standartların gölgesinde kalarak etkisizleştirilmiştir. Bilimsel verilerle düzenlenen kararlar arasındaki uçurum artık gizlenemez boyuttadır. İlaçlar şifa değil bağımlılık ve hastalık üretmektedir.
Düzenleyici kurumların kararları halk sağlığı üzerinde derin yaralar açmaktadır. Özellikle planlı pandemide ortaya çıkan mRNA aşıları bu kirli sicilin son halkasıdır. Ruhsatlandırma süreçleri şeffaf olmayan her ürün potansiyel bir biyolojik silahtır. Toplumun bu dayatmalara karşı uyanık olması ve her ilacı sorgulaması şarttır. Sağlık sistemi küresel çetelerin elinde bir sömürü aracına dönüşmüştür.
Sorgulama Vakti Ve Milli Sağlık Direnci
FDA ve DSÖ gibi kurumların mutlak güvenilirliği koca bir yalandır. İlaç şirketleriyle olan çıkar ilişkileri halk sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Türkiye kendi milli denetim mekanizmalarını kurmalı ve küresel dayatmalara boyun eğmemelidir. Kendi insanımızı korumak için bu şaibeli onayları reddetmek bir beka meselesidir. Gerçekleri sorgulamak bizi bu tıbbi kuşatmadan kurtaracak tek yoldur.
YORUMCALAR
