Sahte Borçlandırıcı Akrepler

Küresel Kartelin Gölgesinde: Ulusların Zincire Vurulmuş Geleceği

Dünya ekonomisinin görünmez ipleriyle oynayan, kimilerinin “ABD Derin Devleti” dediği, ancak daha geniş bir çerçevede “Küresel Şeytanlar” tarafından inşa edilen Federal Rezerv Karteli (FED), ulusları köleleştirme mekanizmasının ta kendisidir. Thomas Jefferson’ın asırlar öncesinden yankılanan sözleri, bu yapının kasıtlı ve sistematik bir niyetle hareket ettiğini açıkça ortaya koymaktadır. Finansal sistemin kökenlerine dair bu uyarı, günümüzdeki çarpık düzenin temelini oluşturmaktadır.

Borç Kozu: Orta Sınıfın Yoksulluğa Mahkumiyeti

Son iki yüz yıldır aynı trilyoner para değiştiriciler grubu, borç kozunu kullanarak uluslardan taviz koparmaktadır. İrlanda’dan Yunanistan’a, İspanya’dan Portekiz’e, İtalya’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar pek çok ülke, bu borçlandırma mekanizmasının kurbanı olmuştur. Üçüncü Dünya ülkelerini etkilemedeki rolüyle bilinen Uluslararası Para Fonu (IMF), şimdi odağını gelişmiş dünyaya kaydırmıştır. Bu yeni strateji, küresel orta sınıfın yoksullaşmasına yol açan ekonomik gücü pekiştirmeyi hedeflemektedir. ABD’nin 33 trilyon dolarlık borcu, bu tehdidin somut bir göstergesidir.

Vergi Politikaları: Elitlerin Vergi Cennetleri ve Halkın Yükü

ABD’deki devasa borç sorunu karşısında, kongre üyeleri kesintileri savunurken, liberaller zenginlerden daha yüksek vergi alınmasını önermektedir. Ancak geçmişe bakıldığında, Eisenhower ve Nixon dönemlerinde süper zenginler %90’lara varan oranlarda vergilendirilirken, günümüzde bu oran %35’in altındadır. Pek çok şirket ve elit, vergi ödemekten kaçınmak için offshore vergi cennetlerini kullanmaktadır. Bu durum, vergi yükünün orta sınıf ve yoksullar üzerine daha fazla binmesine neden olmakta, gelir eşitsizliğini derinleştirmektedir.

Federal Rezerv Karteli: Gerçek Borçlular ve Yanıltıcı Argümanlar

Federal Rezerv Kartelinin savunucuları, yoksulların orta sınıfın vergilerini kullandığı gibi yanıltıcı bir argüman öne sürmektedir. Ancak gerçekte, sekiz aile, çeşitli ABD hükümet programlarından ve borç talep eden ülkelerin imtiyazlarından büyük ölçüde faydalanmaktadır. 33 trilyon dolarlık borcun büyük bir kısmı Çin’e ya da başka ülkelere değil, Federal Rezerv Kartelinin sekiz ailesinedir. Bu durum, borçlandırma mekanizmasının gerçek yüzünü ortaya koymakta ve borcun aslında kimlere hizmet ettiğini gözler önüne sermektedir.

Gelecek Nesiller: Finansal Kölelik Tehlikesi Kapıda

33 trilyon dolarlık borç, ABD için çok büyük bir sorundur. Vergileri artırmak ve Amerikan silahlı kuvvetlerinin küresel askeri müdahalesini azaltmak faydalı görünse de, bu tek başına devasa borcun üstesinden gelmek için yeterli olmayacaktır. Thomas Jefferson’ın da belirttiği gibi, borçlandırma, başta ABD olmak üzere ülkeleri köleleştirmeye yönelik kasıtlı ve sistematik bir plandır. Küresel finans elitlerinin dizayn ettiği finans sektörünün geleneksel düşüncelerine bağlı kalmaya devam edersek, şimdi bizler, sonrasında da çocuklarımız kötü bir gelecekle karşı karşıya kalacaklardır.

Çözüm ve Adalet Arayışı: Zincirleri Kırma Vakti

Sekiz Aile’nin varlıklı bankacıları, zenginliği yok etmekten ve dünyanın borcunu artırarak suç işlemekten sorumludur. Tecavüze uğrayan bir kadının tecavüzcüsüyle evlenmesini önermek ne kadar saçmaysa, herhangi bir devletin de bu dolandırıcılar tarafından kendilerine dayatılan sahte bir borçla yükümlü tutulması o kadar adil değildir. Bu durum, finansal sistemin temelden sorgulanması gerektiğini ve ulusların bu sahte borç yükünden kurtulması için radikal çözümlerin üretilmesi gerektiğini göstermektedir. Adalet, bu finansal kartelin hesap vermesi ve ulusların egemenliklerinin yeniden tesis edilmesiyle mümkün olacaktır.

YORUMCALAR