Operasyonel Mekanik: 28 Şubat Sabahı Yaşanan İnfaz
28 Şubat 2026 sabahı Tahran’da Yüce Liderlik Kompleksi’nde kıyamet koptu. Hamaney başkanlığındaki üst düzey toplantı aslında infaz listesinin sonuydu. CIA ve MOSSAD koordinatları Trump ile Netanyahu’ya çoktan servis etmişti. İstihbarat teyit edilince düğmeye basıldı ve İran’ın askeri zirvesi yok edildi.
Ölenler arasında Genelkurmay Başkanı’ndan Devrim Muhafızları Komutanı’na kadar herkes vardı. Peki bu kadar kurdu aynı kümese kim topladı? Sığınaklar varken Hamaney’i o masaya kim ikna etti? Bu kadar basit güvenlik hatasını hiçbir ordu yapmaz. Tüm bunlar açıkça içeriden birilerinin yolu açtığını gösteriyor.
İç İhanet Kanıtları: Temizlik Birimindeki Ajan Gölgesi
Ahmedinejad’ın yıllar önce kurduğu o cümle bugün Tahran’da yeniden gündemde… Ajanları temizlemek için kurulan birimin başına bizzat ajanın getirilmesi gerçektir. Bu birim aslında ajanları değil, gerçek vatansever engelleri tek tek temizledi. Kalan kadrolar ise tamamen dış güçlerin kontrolündeki piyonlardan ibaret hale geldi.
Saldırıdan sağ kurtulanlara dikkatle bakmak gerekiyor. Cumhurbaşkanı neden o kritik masada yoktu? Her suikasttan bir şekilde sıyrılan isimlerin bu işte parmağı olabilir. Kim ölmediyse şüphe okları doğrudan ona yönelecektir. Hamaney’e “tehlike yok” raporu veren makam aslında infaz emrini veren asıl merkezdir.
Tarihsel Bağlam: Fransa’dan Gelenlerin Hazin Sonu
Humani’ye iktidar yolu Fransa’dan kalkan uçakla başlamıştı. Şah rejimini yıkan rüzgar aslında emperyal güçlerin tasarımıydı. İran halkı kullanım süresi dolan liderlerin nasıl tasfiye edildiğini tek tek öğreniyor. Kral Kyros döneminden beri devlet yapısında dış etkilerin ve derin yapıların dansı hiç bitmedi.
Hamaney’in bir aydır aynı konutta kalması ise tam bir fiyaskodur. Batı’nın gözünde başarıdır ancak İran için intihardır. Ölümü umursamayan kültürün arkasına sığınmak stratejik zaafları asla örtmez. Şehitlik arzusu bireysel onurdur fakat devleti koruyamamak kurumsal çöküştür.
Sistem Eleştirisi: Liyakat Çöküşü Ve Satılık Ruhlar
Bir ülkede ekonomiyi felç ederseniz ihanet kaçınılmaz hale gelir. Açlık ve sefaletin hüküm sürdüğü yerde ajan bulmak çok kolaydır. Parayı veren en mahrem bilgileri bile satın alabilir. Venezuela’da yaşanan senaryonun aynısı bugün İran’da sahneleniyor. Liyakatin yerini sadakatin aldığı sistemlerde ajan sızması artık kaçınılmazdır.
Yıllardır onlarca lider suikasta kurban giderken hiç ders alınmaması imkansızdır. Aynı helikopterde cumhurbaşkanını kaybetmek artık tesadüf değildir. Aynı yolda aynı çukura defalarca düşen yönetim artık kör değil aptallık yada planlı ihanet olduğuna göre devlet aklının tamamen devre dışı kaldığını ve sistemin çöktüğünü gösteriyor.
Bölgesel Güç Dinamikleri: Rusya Ve Çin’in Fiyaskosu
Rusya ve Çin’in övdüğü hava savunma sistemlerine ne oldu? Bir tane uçağı bile radarda yakalayamayan teknolojiler maket gibi kaldı. Adamlar 200 uçakla başkentten girip birçok yeri yerle bir etti. Tüm gelişmeler küresel savunma sanayisindeki dengelerin ne kadar tek taraflı olduğunu kanıtlıyor.
İran yönetimine sızmış bölücü unsurlar operasyonun yerel ayaklarını oluşturuyor. Bu coğrafyada hiçbir büyük operasyon tek ülkenin işi değildir. Mutlaka bölgesel işbirlikçiler vardır. Rusya’nın sessizliği aslında güç dengelerinin yeniden kurulduğunun işaretidir. İran büyük oyunun içinde yalnız bırakılmış kurbandır.
Stratejik Eylem Önerileri: Geleceği Kurtarma Planı
İstihbarat birimleri liyakatli heyet tarafından acilen denetlenmelidir. İçerideki sızıntıları tespit etmek için çapraz kontrol mekanizmalı yeni ağ kurulmalıdır. Ekonomik istikrar sağlanarak yabancı servislerin insan devşirme kapasitesi zayıflatılmalıdır. Tek adam odaklı karar alma yerine kolektif devlet aklı yeniden devreye sokulmalıdır.
Savunma sanayisinde dışa bağımlılığı her bir ülke için stratejik intihardır. Yerli ve milli yazılımlar mutlak öncelik olmalıdır. Meclis ve bürokrasi kademeleri yabancı servis sızmalarına karşı sürekli taranmalıdır. Halkın devlete güvenini sarsan adaletsizlikler giderilmelidir. Toplumsal direnç ekonomik refahla desteklenmelidir. Tedbir almayanlar bu coğrafyada bedelini canıyla öder.
BARAN AKSOY

