Climategate Skandalı ve İklimciler

İklim Aldatmacasının Şifreli Perdesi

Küresel elitler tarafından finanse edilen veya satın alınan iklim bilimcileri gerçek bilimi nasıl engelliyorlar? İklim sistemi atmosfer kara yüzeyleri kar ve buzlar okyanuslar ve diğer su kütleleri ile canlıları kapsayan etkileşimli ve karmaşık bir yapıdır. Kendi iç dinamiklerinin yanı sıra dışsal faktörlerdeki değişikliklere de bağlı olarak zaman içinde evrimleşir. Bu evrim süreci birkaç yüzyıldan fazla sürebilir.

Birleşmiş Milletler 1980’lerde küresel ısınmanın tehlikelerine dikkat çekmişti. 2021 itibarıyla 2100’e kadar öngörülen 2.4°C’lik sıcaklık artışına göre politikalar geliştiriyor. Fakat bağımsız iklim bilimciler elde ettikleri verilere göre bu yüzyıl sonuna dek beklenen sıcaklık artışının 1.4°C veya daha az olacağını tahmin ediyorlar. Son 100 yılda yaşanan 1°C’lik sıcaklık artışı küresel nüfusun %400 artışına gıda üretiminin yükselmesine ve aşırı hava olaylarından kaynaklanan ölümlerin azalmasına katkı sağlamış olduğu gerçeğini de unutulmamalıdır.

Bilim İnkarcılığı Etiketi

Birleşmiş Milletler’in 2100 yılına kadar sıcaklıkların 2.4°C artacağı tahminine karşı çıkan bağımsız iklim bilimciler sadece iklim inkârcısı olarak damgalanmakla kalmıyor aynı zamanda küresel petrol şirketleri tarafından finanse edildikleri iddialarıyla da karşı karşıya kalıyorlar. Bu durumda İklim Krizi teorisiyle ilgili olarak ısınan iklimin tehlikeli olduğu iddiası argümanların en zayıf noktası olabilir mi?

Birleşmiş Milletler Çevre Programı 1980’lerde artan küresel ısınmanın tehlikelerini öngörmüştür. Ancak bu sınırlı perspektif emisyon azaltımı konusunda etkisiz kararlar alınmasına sebep olmuştur. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Panelinin tüm verileri göz önünde bulundurmadan aldığı kararları anlamak bilim ve politika yapımı için olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Dönemin IPCC’sinin BM’nin iklim politikalarını desteklemesi beklenirken farklı görüşlere sahip bilim insanlarını dışlayan bir yaklaşım benimsenmiştir. Fikir birliği oluşturma çabası içinde muhalif seslerin susturulduğu ve kötülenmeye çalışıldığı görülmüştür.

Afrika’nın İklim Sömürüsü

Şimdide Afrika kıtasının IPCC gündemi altında nasıl acılar çektiğine bakalım. Dünya genelinde birçok ülke zorluklarla mücadele ederken Küresel Elitler ve işbirlikçileri iklim politikaları üzerinden kazanç elde ediyorlar. Artık yoksul ülkeler için belirlenen uluslararası yardımlar fosil yakıt emisyonlarını azaltma koşuluyla sağlanıyor. Bu kronik yoksulluğun azaltılması aşırı hava olaylarına karşı direncin artırılması ve açlığın hafifletilmesi için ayrılan fonların fosil yakıt kullanımını kısıtlama çabalarına yönlendirildiği anlamına geliyor.

Küresel elitler sadece yardımlarla da kalmayıp borç ve faizle sıkışmış ülkelerin acil finansman ihtiyaçlarını bir fırsata dönüştürüyor. Yüksek faiz oranlarının yanı sıra fosil yakıt emisyonlarını azaltma koşulu da getiriyorlar. Türkiye’nin ekonomisi borcu daha yüksek faizli borçla döndürme noktasına geldiği için ileride bu tür şartları kabul etmek zorunda kalabilir. Bu neyl

2009’daki Dijital Skandal

Climategate skandalı nedir? 2009 yılına kadar birçok iklim bilimcisi IPCC’nin desteklenmesinin doğru olduğuna inanıyordu. Fakat 2009’daki Climategate skandalı bu düşünceyi sarsmıştır. Climategate’in ardından iklim değişikliği iddiaları konusunda görüşlerini yeniden değerlendirme ve bağımsız analizler yapma yönünde bir eğilim başlamıştır.

2009 yılında East Anglia Üniversitesindeki Climatic Research Unit’ın iç ağına yapılan bir siber saldırı sonucu binlerce e-posta ve dosya internete sızdırıldı ve ulusal medyalarda yer aldı. O dönemde iklim değişikliği konusunda global bir uzlaşı olmasına rağmen bu olay iklim bilimine ve veri şeffaflığına yönelik tartışmaları tetikledi. Skandal bilim insanlarının verileri manipüle ettiği ve iklim değişikliği kanıtlarını abarttığı iddialarını içeren e-postalar nedeniyle iklim krizi endişelerini planlı körüklemekle suçlandı.

Bu durum iklim bilimi ve veri şeffaflığı konusunda bilim insanları arasında çatışmaya ve medya kamuoyu ile siyaset üzerinde etkili olmaya yol açtı. Bu skandalın ardından iklim krizi konusunda şüpheci olanların sayısı hızla artmıştır.

Manipüle Edilmiş Veri Girdileri

Bilim insanları o günden beri yetersiz iklim modelleriyle yapılan aşırı güvenli tahminlerin fosil yakıtlara dayalı mevcut enerji sistemine ilişkin politika kararları için uygun olmadığını anlamaya ve anlatmaya devam ediyorlar. Kamuoyuna sunulan bilgiler gerçekte olduğundan daha endişe verici görünecek şekilde dikkatlice düzenlenmiş IPCC raporunun sonuçları ise tercih edilen ancak gerçekçi olmayan bir anlatıyı destekleyecek şekilde seçilmiş. Bu durum sokaktaki insanların abartılı iddialarla karşılaşmasına ve endişelenmesine neden oluyor.

Sonuç olarak küresel elitler tarafından finanse edilen veya satın alınan iklim bilimcileri ve kuruluşları gerçek bilimi böyle engelliyorlar diyebiliriz bundan sonra. İklim değişikliği tartışmalarında şeffaflık ilkesi sistematik şekilde ihlal ediliyor ve muhalif sesler bastırılıyor. Bilim dünyası içindeki bu manipülasyon küresel politikaları doğrudan etkiliyor ve toplumun korku üzerinden yönetilmesine yol açıyor.

Satın Alınmış Bilim Dünyası

İklim bilimi üzerindeki kontrol mekanizmaları el dünyasında derin şüphe uyandırıyor. Bağımsız araştırmacıların çalışmaları sistematik şekilde engelleniyor ve bilimsel veriler önceden belirlenen senaryolara göre uyarlanıyor. Bu durum gerçek bilimin yok olmasına ve iklim politikalarının manipüle edilmesine neden oluyor. Küresel elitlerin finansal destek verdiği araştırmacılar ve kurumlar bilimsel nesnelliği tamamen ortadan kaldırıyor.

IPCC raporlarının hazırlanma sürecinde veri seçiciliği ve manipülasyon standart hâline geldi. Bilim insanları arasındaki fikir birliği zorlama muhalif görüşlerin dışlanması ve bilimsel tartışmanın engellenmesi modern bilim dünyasının en büyük skandallarından biri. Bu durum iklim değişikliği mücadelesinin bilimsel temellerini sarsıyor ve toplumun güvenini ciddi şekilde zedeliyor. Gerçek bilim yeniden hakim olmalı.

YORUMCALAR