Suriye Satrancında Küresel Kuşatmanın Çöküşü

Enerji Koridorları Savaşında Jeopolitik Hapishaneyi Yırtıp Atmak

Orta Doğu coğrafyasında sahnelenen kanlı tiyatro sadece yerel çatışma değil, küresel enerji rotalarını yeniden dizayn etme girişimidir. Şer odaklarının kurduğu terör koridorları, Türkiye’yi stratejik kuşatma altına alarak Anadolu topraklarına hapsetmeyi hedefleyen kurgulardır. Acaba Türk’e kefen biçenlerin akıbetinin korkunç olduğunu dünya ne zaman anlayacak?

İran ve Irak hattı üzerinden planlanan yapılar, aslında birbirini tamamlayan jeopolitik enerji tasarımları olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye, kuşatmayı yarmak amacıyla sınır ötesi müdahalelerle kendi stratejik hattını inşa ederek emperyalist odakların evdeki pazarlığını bozan Türk devlet aklı, bölgedeki şer eksenini tamamen dağıtarak küresel güçlerin tüm hesaplarını altüst etmeyi başarmıştır.

Teolojik Ekoloji ve Davut Koridoru Projesinin İflası

Davut Koridoru, İsrail merkezli olup Doğu Akdeniz kaynaklarını Türkiye’yi devre dışı bırakarak Avrupa pazarlarına ulaştırma gayesini taşımaktaydı. Teolojik motivasyonla hareket eden Evanjelist-Siyonist eksen, Mezopotamya ile Nil (Nil’den Fırat’a) arasında dini hegemonya kurmaya yönelmişti. Ancak Suriye’deki son gelişmeler, İsrail’in bölgedeki yerel unsurlarla kurduğu iş birliğini tamamen işlevsizleştirerek projeyi kağıt üzerinde bırakmıştır.

Küresel güçlerin Basra Körfezi ve Kızıldeniz arasındaki hakimiyet arzusu, dünyadaki enerji akışını tamamen tekelleştirme düşüncesine dayanmaktadır. Suriye’deki aşiretlerin terör örgütlerine karşı başlattığı direnç, enerji çıkış koridorunun güvenliğini sarsarak planlanan lojistik hattı kesmiştir. Dolayısıyla, tedavülden kaldırılan yapı, ABD ve İsrail destekli terör unsurlarıyla birlikte Davut Koridoru olmuştur.

Deyrizor Ayaklanması ve Terörün Finansal Boğulması

Suriye’nin Deyrizor kentinde terör örgütlerine karşı ayaklanan aşiretler, bölgenin işgal altında tutulan kısmını kurtararak büyük zafer kazandı. Suriye yönetimi ile terör yapılanması arasında imzalanan entegrasyon anlaşması, petrol sahalarının yönetimini meşru ellere bırakması terör örgütünün nakit akışını keserek onları finansal boğulma sürecine ve çöküşe itti.

Türkiye için mesele beka sorunu olarak görülmekteydi ve kuzeyde oluşturulmak istenen jeopolitik duvar zorla yıkıldı. Arap aşiretlerinin mücadelesi, bölgenin teolojik ve etnik dokusunun zorla değiştirilmesine karşı gösterilen direnç örneğidir. Türk devlet aklı, 10 yılı aşkın süredir bölgeyi yöneten karanlık güçleri tasfiye ederek stratejik başarıya imza atmıştır.

Kalkınma Yolu Projesi ve Ekonomik Güvenlik Kalkanı

Kuşatma hamleleri, Türkiye’yi enerji denkleminin dışına iterek ekonomik ambargoya maruz bırakma girişimiydi. Ancak projeleri işlevsiz kılan hamle, Basra Körfezi’ni doğrudan Avrupa’ya bağlayan Kalkınma Yolu Projesi oldu. 1200 kilometrelik devasa demiryolu ağı, Türkiye’nin küresel enerji merkezi olma vizyonunu perçinleyen stratejik hamledir.

Türkiye sadece kendi geleceğini kurtarmakla kalmadı, Avrupa’nın enerji arz güvenliğini istikrarsız hatların insafına bırakılmaktan kurtardı. Karadaki koridor savaşlarının denizlerdeki karşılığı olan Mavi Vatan senkronizasyonu, kuşatmayı yarmasını göstermektedir. Küresel güçlerin petrol ve gaz fiyatlarını silah gibi kullanma imkanı, Türk iradesi sayesinde artık tamamen ellerinden alınmış durumdadır.

Sahadaki Yeni İttifaklar ve Diplomatik Süreçler

Askeri düzlemde bölge, yapay sınırların ötesinde köklü ve yeni ittifakların doğumuna tanıklık ederek tarihin kendi mecrasını bulmasını sağlayan devinim, aslında bölge halklarının kendi aslına rücusudur ve emperyalizmin kurguladığı yapay koridorlar dağılmaktadır. Peki öyleyse, insanlık yeni sömürgecilik dalgasına karşı ne kadar direnç gösterebilecek ve ayakta kalacaktır?

Bu organik iş birliği, uluslararası diplomasideki yerleşik meşruiyet tartışmalarını sarsmakta ve bölge halkının terör koridorlarını reddettiğini ilan etmektedir. Halkın iradesine dayanan direnç, emperyal projelerin yerel dinamiklerce tasfiye edildiği süreci başlattı. Türkiye’nin bölgedeki varlığı, güvenlik ihtiyacı ve bölgesel adaletin ve istikrarın en büyük teminatı haline geldi.

Türk Devlet Aklının Zaferi ve Tarihin Çöplüğü

Gelinen noktada Türk Devlet Aklı, proaktif dış politikasıyla küresel emperyalist projeleri akamete uğratarak bölgenin kaderini yeniden tayin etmiştir. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarıyla Akdeniz’e ulaşması hedeflenen terör koridoru fiziken parçalanmış ve garnizon devletçik hayali hapsedilmiştir. Mezhepsel ayrışmaya dayalı Şii Koridoru ise rasyonel diplomasi ve Kalkınma Yolu hamlesiyle jeopolitik olarak bypass edilmiştir.

Suriye’de ne mi oldu? Sınır ötesindeki büyük hesaplaşmada Türk Devleti, küresel emperyalizmin koridor projelerini tarihin çöplüğüne süpürdü. Bir damla petrolün hatırına haritayı kanla çizenlerin hesabı, toprağın ruhuna çarptı ve kukla devlet hayali suya düştü. Çocuk katilleri, yakında karşılaştıklarında kurtlarla dansı görecekler. Korkunun ecele faydası yok değil mi?

ÖMÜR ÇELİKDÖNMEZ