Büyük Sıfırlama İçin Teker Teker Nüfus Azaltma Planları…

Büyük Sıfırlama İçin Nüfus Azaltma Planları: Teker Teker Gelen Felaket

Rik Mayall’ın 2014 yapımı “One by One” filminden yeni ortaya çıkan bir sahne, 10 yıl sonra bile tüyler ürpertici bir tartışmayı tetiklemiştir. Filmde karakterler, Yeni Dünya Düzeni’nin bir parçası olarak nüfusun azaltılması kavramını ve bunun nasıl başarılabileceğini tartışmaktadır. Mayall’ın karakteri Ernest’in, dünya nüfusunu dengelemek için 6,5 milyar insanın ortadan kaldırılması arzusunu dile getirmesi, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) resmi anlatı dışındaki güncel tartışmalarla bu kadar yakından örtüşmesi hem çok ilginç hem de gerçekten çok rahatsız edicidir.

“One by One”: Sıradan Hayatın Şok Edici İfşaatı

“One by One” sinema filmi, sıradan hayatı şok edici bir ifşaatla aniden altüst olan bir kafe çalışanı Ernest’in hikayesini anlatmaktadır. Film, yaşadığı dünyanın yıkımın, devrimin ya da muhtemelen her ikisinin de eşiğinde olabileceğini öne sürmektedir. Filmin web sitesindeki “Araştırma ve Keşif” başlıklı bölümde, “One by One”ın ilham aldığı çeşitli kaynaklar vurgulanmaktadır. Bunlar arasında ‘Zeitgeist’ belgeseli: Addendum’, Yann Arthus-Bertrand’ın ‘Home’ filmi, Charlie Chaplin’in ‘The Great Dictator’ filmi ve Amerikalı savaş gazisi Mike Prysner’ın 2008 yılında yaptığı bir konuşma yer almaktadır.

Yeni Dünya Düzeni ve Nüfus Azaltma Planı: Terör ve Soykırım

Aşağıdaki video, Yeni Dünya Düzeni’nin nüfusu azaltma planını gösteren bir sahneyi tasvir etmektedir. Tüketimin ötesinde düşünme, hissetme ve hareket etme özgürlüğümüzü kısıtlayarak toplumumuzun bizi nasıl köleleştirdiğini vurgulamaktadır. Sürekli terörizm korkusu ve baskıcı kontroller bizi körleştirerek iktidardakilerin daha önce görülmemiş ölçekte büyük bir soykırım gerçekleştirmesine olanak tanımaktadır.

Amaçları dünya nüfusunu sadece 500 milyon kişiye indirmektir. Filmde nüfusun azaltılması için sahnelenmiş olaylar, düzenlenmiş çatışmalar ve biyomühendislik ürünü hastalık ve aşıların kullanımı gibi çeşitli yöntemlerden bahsedilmektedir.

Rik Mayall’ın Tüyler Ürpertici Konuşması: Ölümcül Virüs ve Öjenik

Klibin sonuna doğru, Mayall’ın çekimler sırasında izleyicilerle sahne arkasında yaptığı konuşmanın kısa bir kaydı yer almaktadır. Sahnede şu konuşmalar geçmektedir: “Reenkarne olmam durumunda, ölümcül bir virüs olarak geri dönmek isterim. Yani, aşırı nüfus artışını çözmeye bir katkı. Prens Philip bunu söyledi. Siyahlar, Hispanikler, Amerikan yerlileri, homoseksüeller gibi etnik grupları ortadan kaldırmak için biyomühendislik ürünü patojenler yaratılıyor.”

“Homoseksüeller mi? Elbette bu nüfusu azaltacaktır!” “Evet, ama doğanın yolu bu değil. Az sayıda insanın üremesi söz konusu olduğunda aşk bir faktör değildir.” “Tek doğal unsurun iktidar olduğu doğal seleksiyon.”

Küresel Soykırım ve BM’nin Rolü: %95’lik İmha

“Nüfus kontrolü Çin’de zaten yapılıyor. İkinci bir çocuk yapmadan önce lisans almanız gerekiyor.” “Hadi ama, kaç kez iyi bir yaşam sürmek için çalışmak zorunda olmanın ne kadar adaletsiz olduğunu düşündünüz, oysa başkaları ürüyor, ürüyor ve ürüyor, onlara yardımlar ve evler veriliyor. Diğerleri gibi, nüfusun akıllara durgunluk veren %95’ini ortadan kaldıran dünya nüfusunu azaltma programlarına ne gibi gerçek bir değer kattıklarını ne sıklıkla merak ettiniz?”

“Öjenik, fazla nüfusu itlaf etmenin sözde bilimidir.” “Sahte bilim.” “Bu barbarca yöntemlerle yapılacak ve bu küresel soykırım muhtemelen BM’nin düzlüğünün altından çıkacak.” “Neredeyse evlerimizden kurbağa marifetiyle uzaklaştırıldığımızı hayal edebiliyorum. Kimsenin kılı kıpırdamıyor.” “Nüfusun neredeyse %95’i.” “Her 14 kişiden 13’ü öldürüldü, yok edildi ve katledildi.” “Dünya nüfusunu dengelemek için altı buçuk milyar insanı yok etmeleri gerekiyor ya da bunu istiyorlar.”

Rik Mayall’ın Son Sözleri: Televizyonları İmha Edin!

Son 30 saniyede Rik Mayall’ın kendisi şöyle söylerken görüntüleniyor: “İzleyiciler, kameramanın kim olduğunu bilmiyorsunuz. Bu şeyleri neden gördüğünüzü bilmiyorsunuz. Ben de bilmiyorum. Siz beni görüyorsunuz. Ben seni göremiyorum bile. Sen bunu izlediğinde ben ölmüş olabilirim. Görmenizi istediği şeyleri yapan adamın kim olduğunu muhtemelen bilmiyorsunuz.

Televizyonlarınızı hemen imha edin. Hiçbir emri dinlememelisiniz. Konunun bu noktası için size söyleyebileceklerim bu kadar.” Bu konuşma ve sahne düşündürücü ya da gerçekçi değil mi?

YORUMCALAR