Siyonist Mafya Chabad’ın Kanlı İzleri
Köktendinci Siyonist bir çete olan Chabad, dünyayı yönetme hırsıyla karanlık bir ağ kurmuştur. Rusya’dan doğan bu yapı, Brooklyn’de tünellerde kanlı yataklar saklayarak sapkınlığını fiilen kanıtlamıştır. Gazze’deki katliamlara doğrudan karışan bu örgüt, çocuk kanı dökmekten çekinmemiştir. ABD polisiyle çatışan görüntüler, tarikatın mafyavari yüzünü tüm dünyaya ifşa etmiştir.
Kara para aklama ve organ ticareti gibi suçların merkezinde bu grup durmaktadır. Gizli geçitler ve çocuk oyuncaklarıyla dolu tüneller, ibretlik bir tablo çizmektedir. İsrail ordusuna destek vererek işgali meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. Yüzlerce ülkede faaliyet gösterip kaos tohumları eken Chabad, gerçek bir güvenlik tehdididir. Bu yapı, derin devlet bağlantılarıyla her türlü suça kalkışmaktadır.
Gazze’de İşgal ve Kan
İsrail askerleri işgal ettikleri binaya “Chabad Burada” yazarak mezhepsel bir işareti döküyorlar. Dokuz kollu şamdan dikilen mekân, sinagog adıyla bir suç merkezine dönüşmüştür. Gazze’deki katliamların arkasında bu yapının ideolojik desteği açıkça görülmektedir. Askerler bu örgütün bayrağı altında cinayet işlemekte ve bunu gururla paylaşmaktadır.
Söz konusu grup sadece siyasi değil, tamamen kan kaçakçılığı yapan bir çetedir. Üzerinde Chabad yazılı pankartlar, sivillerin katledildiği alanlarda sıklıkla ele geçirilmiştir. Bu tarikatın askerler üzerindeki manevi etkisi, işgal vahşetini artırmaktadır. Bölgede kurulan bu illegal merkezler, soykırımın lojistik üssü olarak işlev görmektedir. İşgalci zihniyetin en somut örneği olan bu durum, vicdanları kanatmaya devam etmektedir.
5.5 Milyarlık Vurgun
Ukraynalı oligark Ihor Kolomoysky’in finansal desteğiyle Chabad, büyük bir soyguna imza atmıştır. Ülke dışına kaçırdığı 5.5 milyar dolar, KKTC’deki gayrimenkul satışları üzerinden aklanmıştır. Privat Bank üzerinden dönen bu paralar, tarikatın kasasına aktarılarak illegal faaliyetlere kaynak yapılmıştır. Bu süreçte banka yöneticileri hapis cezasına çarptırılmış ve ağır para cezaları kesilmiştir.
Güney Kıbrıs’ta şüpheli işlemler tespit edilen banka, kara paranın temizleme makinesi olarak kullanılmıştır. KKTC’deki inşaat projelerine döviz girişi, bu vurgunun en somut kanıtıdır. Şüpheli faaliyetler nedeniyle müfettiş gönderilse de gerekli belgeler sunulmamış ve gerçekler gizlenmeye çalışılmıştır. Bu operasyon, devletlerarası bir güvenlik açığını da beraberinde getirmiştir. Yasa dışı finansal ağların, bölgemizdeki izleri derinleştirmesi ciddi bir endişe kaynağıdır.
Adayı Satan Haham
Haham Azimov, Annan Planı sonrasında binlerce Yahudiyi Kıbrıs’a yerleştirmek için çalışmıştır. VERED-BAKSI LEVI gibi emlakçılarla işbirliği yapıp toprakları satın almışlardır. Limasol ikinci Moskova olurken, kuzeyde de Yahudi yerleşimi hız kazanmıştır. Bu süreçte milyarlarca dolar kara para, Rum başkanların hukuk büroları üzerinden aklanmıştır.
Tarikat, KKTC’yi bir devlet olarak tanımamasına rağmen burada toprak ve konut satın almaktadır. Azimov rehberlik adı altında adanın demografisini değiştirmiştir. Yabancı şirketler ve oligarklar aracılığıyla ekonomik istila başlamıştır. Bu plan, Kıbrıs Türkü’ne ait vatan topraklarının elden çıkarılması demektir. Emlakçılar ve inşaat şirketleri, bu işgalin taşeronu olmuşlardır. Bölgedeki nüfus yapısı, parayla değiştirilmekte ve milli güvenlik tehdidi büyümektedir.
Siyonist Misyon Ağı
Azimov, New York ve Berlin’deki konferanslara katılıp Kıbrıs’ta Siyonist bir merkez kurmuştur. 2008 yılında açılan illegal merkez, Yahudiliği bölgeye yaymak için kullanılmıştır. İslam ülkelerindeki hahamlarla kurulan ARIS birliği, bu örgütün reach alanını genişletmiştir. Türkiye’de yapılan toplantılar, tarikatın bölgesel hırslarını ortaya koymaktadır.
Tarikat, resmiyette tanımadığı KKTC’de faaliyet göstererek çelişki içindedir. Amacı, adayı bir Siyonist üs haline getirmek ve kontrolü ele geçirmektir. İslam coğrafyasında kurulan bu ağlar, gelecekteki büyük tehlikelerin habercisidir. Azimov’un diploması ve geçmişi, örgütün ne kadar uzmanlaşmış bir yapı olduğunu göstermektedir. Bu örgütün dini faaliyetleri, aslında stratejik bir işgal planıdır. Milli birlik bütünlüğümüz bu tür yapılardan zarar görmektedir.
KKTC’ye İhanet Şebekesi
Chabad, ılımlı Yahudiler tarafından bile radikal ve sapkın bulunmaktadır. İnsanları aşağılayıp kendi ideolojilerini dayatan bu örgüt, derhal kapatılmalıdır. KKTC hükümeti, tarikatın faaliyetlerini durdurmak ve Azimov’u sınır dışı etmek zorundadır. Toprakların kamulaştırılması ve verilen vatandaşlıkların iptal edilmesi, milletin beklentisidir.
Ersin Tatar ve Üstel’in sessizliği ve gerekli yasaları çıkarmamaları büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Konuyu dört aydır örtbas etmeleri, vatan topraklarına ihanet sayılır. Meclis acil olarak toprak satışını yasaklamalıdır. Binlerce dönüm araziyi satan şirketler durdurulmalı ve 20.000’den fazla konut satışı engellenmelidir. Aksi halde KKTC, elden çıkacaktır.
SABAHETTİN İSMAİL
