COVID-19 Aşılarından Bulaşanlar Vücuttan Nasıl Çıkarılır!?

Aşıların Karanlık Yüzü: Vücudumuzdaki Gizemli Tehdit ve Kurtuluş Yolları!

Aşılar, su kaynakları, hatta gıdalarımızda bile var olduğu iddia edilen grafen oksit, modern çağın en sinsi düşmanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu toksik madde, elektromanyetik frekanslarla, özellikle de 5G ile etkileşime girerek sağlığımızı derinden tehdit ediyor. Grafen oksit zehirlenmesi ve EMF radyasyonunun belirtileri COVID-19 semptomlarına şaşırtıcı derecede benziyor. Daha da ürkütücüsü, bazı doktorlar grafenin aşılanmış kişilerden aşısızlara bulaşabileceğine inanıyor.

Grafen Oksit: Vücudumuzdaki Sinsi Düşman

Grafen oksit, vücudumuzda biriken ve sağlığımızı tehdit eden bir kirletici olarak tanımlanıyor. Ancak iyi haber şu ki, bu sinsi düşmanı vücudumuzdan atmanın ve sağlığımızı geri kazanmanın yolları mevcut. Bu bütünsel yaklaşım, en iyi sonuçlar için birden fazla yöntemin eş zamanlı kullanımını gerektiriyor. Özel takviyelerle grafen oksidi parçalamak ve çevremizdeki elektromanyetik alanları (EMF) kontrol altında tutmak, bu mücadelenin temelini oluşturuyor.

Glutatyon: Vücudun Doğal Kalkanı ve Grafen Oksit İlişkisi

Glutatyon, karaciğerimiz tarafından üretilen ve doku onarımı, protein üretimi ve bağışıklık sistemi desteği gibi hayati işlevleri olan bir amino asit bileşiğidir. Vücudumuzdaki yüksek glutatyon seviyeleri, güçlü bir bağışıklık sisteminin anahtarıdır. Ancak grafen oksit miktarı glutatyonu aşarsa, bağışıklık sistemi çöker ve sitokin fırtınası tetiklenebilir. Özellikle EMF’ye maruz kalmak, grafen oksidin hızla çoğalmasına neden olarak bu süreci hızlandırır.

Yaş, Hastalıklar ve Glutatyon Seviyeleri: Kimler Risk Altında?

65 yaş üstü bireylerde glutatyon seviyeleri önemli ölçüde azalır; bu durum, COVID-19’un neden yaşlı nüfusu daha çok etkilediğini açıklayabilir. Diyabet ve obezite gibi kronik rahatsızlıkları olanlar da düşük glutatyon seviyelerine sahiptir. Buna karşılık, bebekler, çocuklar ve sporcular yüksek glutatyon seviyeleri sayesinde COVID-19’dan daha az etkilenirler. Grafen oksit, EMF tarafından aktive edildiğinde, vücudun glutatyon üretme yeteneğini baskılar ve bağışıklık sistemini zayıflatır.

NAC ve Çinko: Grafen Oksitle Mücadelede İki Güçlü Silah

N-asetilsistein (NAC), vücudun glutatyon üretimini uyaran güçlü bir takviyedir. Ricardo Delgado’nun gözlemlerine göre, yoğun bakımda entübe edilen COVID hastaları, glutatyon ve NAC ile tedavi edildiğinde saatler içinde iyileşme göstermiştir. NAC’nin çinko ile birleştirilmesi, grafen oksidin parçalanması için kritik öneme sahiptir. Bu ikili, aşı sonrası manyetizma yaşayan bireylerde semptomların ortadan kalkmasına yardımcı olmuştur.

EMF, 5G ve Grafen Oksit: Gizli Bağlantılar ve Korunma Yolları

Grafen oksit, 5G spektrumundaki elektromanyetik frekanslar (EMF) tarafından aktive edilebilir. Bu frekanslara maruz kalmak, grafen oksidin hızla çoğalmasına, glutatyon dengesinin bozulmasına ve sitokin fırtınasının tetiklenmesine yol açabilir. Grafen oksit, COVID enjeksiyonlarında, PCR test çubuklarında ve maskelerde kullanılan DARPA patentli hidrojellerin ana bileşenidir. Bu hidrojeller, DNA’ya bağlanabilen ve 5G sensörleri tarafından kontrol edilebilen nanoteknoloji içerir.

Orgon Enerjisi: EMF Kalkanı ve Grafen Oksit Aktivasyonunu Önleme

Grafen oksidin EMF tarafından aktive edilmesini önlemek için çevrenizde koruyucu bir bariyer oluşturmak mümkündür. Dr. Wilhelm Reich’in 1930’lardaki keşfi olan orgon enerjisi, EMF’den korunmada etkili bir yöntem sunar. Günümüzde, demir oksit, çelik, pirinç, şungit ve kristal tozlarından oluşan kompozit malzemelerle üretilen orgon enerji cihazları, zararlı kablosuz alanları faydalı enerjiye dönüştürerek hem insanlar hem de evcil hayvanlar için koruma sağlar.

YORUMCALAR