Gazze’nin Lanetli Gazı: Küresel Çetelerin Kirli Savaşı
Gazze Şeridi’nde yaşananlar, sadece bir çatışma değil, küresel güçlerin ve karanlık ittifakların sahnelediği distopik bir oyunun perdesi. İsrail’in “terör tehdidini” ortadan kaldırma iddiaları, Filistinli sivillerin kanıyla yazılan bir yıkım kampanyasının bahanesi. Sayısız masum, özellikle çocuklar, bu acımasız senaryonun kurbanı oluyor. Peki, bu insanlık dışı vahşetin gerçek sorumluları kimler? Ana akım medyanın göz ardı ettiği, ancak çatışmanın geleceğini şekillendiren arka plan olaylarına yakından bakmak, bu kanlı oyunun sır perdesini aralayabilir.
Gazze Açıklarındaki Lanetli Servet
Gazze Şeridi’nin 20 deniz mili açığında, yaklaşık 500 milyar dolar değerinde doğal gaz ve petrol rezervleri yatıyor. Bu kaynaklar yasal olarak Filistinlilere ait olsa da, İsrail yirmi yıldır uluslararası hukuku hiçe sayarak bu zenginliklere el koyuyor. İsrail, 2017’den bu yana doğal gaz ithalatçısı konumundan ihracatçısı haline gelirken, Gazze’deki nüfusun yarısından fazlası yoksulluk içinde, yüzde 80’i ise insani yardıma muhtaç durumda. Bu acımasız ironi, soykırımın ardındaki gerçek amaçları gözler önüne seriyor.
Gizli İttifakların Gölgesinde
Geçmişteki savaşlarda olduğu gibi, günümüzde de gizli ittifaklar, savaşın gerçek kazananlarını gizliyor. Mısır ve İsrail, geçmişteki düşmanlıklarına rağmen, artık dostluktan öte bir bağla birbirine kenetlenmiş durumda. Ürdün Kraliçesi Rania’nın Filistin’e desteği, bu aktörler arasındaki görünmez bağlarla çelişiyor. İsrail Başbakanı Netanyahu, Mısır Devlet Başkanı El Sisi ve Kraliçe Rania’nın Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ile olan derin bağlantıları, bu küresel çetenin savaşın her cephesinde nasıl etkili olduğunu gösteriyor.
Chevron, BlackRock ve Silah Lobisi
Dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Chevron, WEF’in stratejik ortağı ve ana hissedarı BlackRock. BlackRock’ın kurucusu Larry Fink, Kraliçe Rania ile birlikte WEF yönetim kurulu üyesi. ABD’deki BlackRock ve benzeri kuruluşlar, İsrail’in önemli silah tedarikçisi olan büyük silah şirketlerinin en büyük hissedarları. Bu durum, savaşın sadece bir toprak meselesi olmadığını, aynı zamanda küresel sermayenin ve silah lobisinin kirli çıkarlarının bir yansıması olduğunu kanıtlıyor.
Yardım Paketleri ve Lisanslama Oyunları
İsrail’e gönderilen silah teslimatları, Amerikan vergi mükellefleri tarafından finanse ediliyor. Bu, kendi halkına kazık atan bir ABD hükümetinin, başka ülkelere neler yapabileceğinin acı bir göstergesi. 31 Ekim’de, Gazze’ye saldırıların yeniden başlamasından sadece beş gün önce, İsrail hükümeti altı şirkete doğal gaz arama ruhsatı verdi. Bunların arasında, WEF’in stratejik ortağı olan British Petroleum (BP) da bulunuyor. BP’nin Hintli bilişim şirketi Infosys ile yaptığı 1,5 milyar dolarlık anlaşma ve Infosys’in kurucu ortağı Narayana Murthy’nin WEF ile olan bağlantıları, bu küresel çetenin ağının ne kadar geniş olduğunu ortaya koyuyor.
Filistin’in Aldatılışı ve Küresel Çete
Filistin halkı, sadece İsrail hükümeti tarafından değil, kendi liderleri tarafından da aldatılıyor. Mısır ve İsrail’in Gazze açıklarındaki doğal gaz çıkarma anlaşması, Filistin Yönetimi tarafından da onaylandı. Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas’ın WEF ile olan bağlantıları, bu anlaşmanın sadece siyasi bir manevra olduğunu gösteriyor.
Gazze’deki durumla ilgili olarak dünya kamuoyunun ve ülkemizin bir kez daha aldatıldığı üzücü bir gerçek. Savaş zamanlarında önemli olan, kimin kazandığı değil, perde arkasında olayları hangi rejisörün yönettiği ve insanlık aleyhine hangi zararların verildiğidir. Kısa adı WEF olan Dünya Ekonomik Forumu ise Küresel Şeytani Bir Çetedir.
YORUMCALAR
