Gündem 2030’un Hedefi; “Çiftçi Yoksa Gıda da Yok!”

Gündem 2030’un Hedefi: Çiftçi Yoksa Gıda da Yok!

WEF’in “Gündem 2030” planı, açlığı bitirme iddiasıyla yola çıksa da, 2022’de 828 milyon insanın aç kaldığını gösteren BM raporu gerçek yüzü ortaya koyuyor. Küresel şeytanlar, artan fiyatlar ve azalan alım gücüyle çiftçileri topraklarından sürmek için savaş açtı. Gündem 2030, gıda kaynaklarını ve insanları riske atarak 2030’a kadar küresel bir kriz yaratmayı amaçlıyor. Çiftçiler, topraklarından koparılırken, gizli hedefler ardında saklanıyor.

Avrupa Komisyonu’nun 2021’de böcekleri onaylaması, sürdürülebilir beslenme bahanesiyle gıda arzını totaliterce kontrol etmenin kapısını araladı. Tarım ve hayvansal üretim suçlanırken, cırcır böceği gibi alternatifler öne sürülüyor. Bu yaklaşım, gıda fiyatlarını düşürmek ve gezegeni kurtarmak iddiasıyla, çiftçilerin varlığını tehdit eden bir planın parçası. Gıda üretimi, küresel sermayenin çıkarları uğruna şekillendiriliyor.

Gündem 2030: Toprak, Su ve İnsan Kontrolü Planı

Büyük Sıfırlama’nın altyapısı olan Gündem 2030, Dünya’nın tüm kaynaklarını kontrol etmeyi hedefliyor. 169 özel hedefle yoksulluğu bitirme ve toplumsal cinsiyet eşitliği vaat edilse de, uzmanlar planın özgürlükleri yok edeceği uyarısını yapıyor. Açlık gibi muğlak hedefler, devletin tüm gücünü kullanmasını gerektiriyor. Bu da bireysel hakların erozyonuna yol açıyor.

Avrupalı çiftçiler, karbon emisyonlarını azaltma baskısıyla karşı karşıya. AB’nin Natura 2000 ağı, çiftçilerin üretimini kısıtlayarak topraklarını ellerinden alma planının parçası. Süt üreticileri, yeni karbon yasasıyla sürülerinin %90’ını kaybedebileceğini söylüyor. Karbon krizi, çiftçileri yok etmek için kullanılan bir araç haline gelmiş durumda. Toprak mülkiyeti, devletin ve küresel sermayenin kontrolüne geçiyor.

Toprak Mülkiyeti ve Özgürlüklerin Yok Edilişi

AB’de konut krizi bahanesiyle arazilere el konulması, karbon emisyon krizinin ardındaki gerçek niyeti ortaya koyuyor. Kaliforniya gibi yerlerde devlet, toprak ve suyun %30’unu kontrol etmeyi hedefliyor. Bu, özel mülkiyetin sonu anlamına geliyor. Küresel şeytanlar, insanların hiçbir şeye sahip olmamasını ve hükümetleri kontrol etme yetkisini kaybetmesini istiyor.

Sözde “Temiz Su ve Hava Yasaları” gibi düzenlemeler, tarım ve gıda alanında da suistimal ediliyor. Bu yasalar, halkın kaynaklarını ellerinden almak için manipüle ediliyor. Toprak mülkiyeti yok edilerek, halkın özgürlükleri ve özerkliği de yok ediliyor. Gündem 2030, sadece çevre değil, aynı zamanda insan hakları ve bağımsızlık için de büyük bir tehdit.

Küreselcilerin Kriz Yönetim Stratejisi

Büyük Sıfırlama, Roma Kulübü’nün 1991 toplantısından esinlenerek kriz yönetimine dayalı bir plan. Kirlilik, su kıtlığı ve açlık gibi tehditler, insanlığın kendisinin düşman ilan edilmesiyle meşrulaştırılıyor. WEF, BM ile iş birliği yaparak Gündem 2030’u uygulamaya koydu. İlginç olan, komünist Çin’in de bu plana dahil olmasıdır. Felaket adım adım yaklaşıyor.

Böcek bazlı gıdalar, tarımsal arazi kullanımını azaltma bahanesiyle teşvik ediliyor. BM ve Avrupa Komisyonu, böcekleri sürdürülebilir diyetlerin parçası olarak sunuyor. Ancak bu, batılı ülkelerin et temelli diyetlerini dayatma ve tarım arazilerini ele geçirme stratejisinin parçası. Tepeden inme bu yaklaşım, gıda krizini derinleştiriyor.

Çiftçiler Olmazsa Gıda Da Olmaz

Çiftçiler olmadan gıda üretimi mümkün değil. Toprak olmadan ise özgürlük ve bağımsızlık da yok olur. Tarım, sadece gıda üretmekle kalmaz, insan neslinin devamını sağlar. Gıdanın kontrolü, insanların kontrolünü beraberinde getirir. Küresel şeytanların hedefi, tarım ve gıda arzını tamamen konsolide etmek, halkı kontrol altına almaktır.

Çiftçi yoksa, gıda da yok! Gıda yoksa, insan da yok! Transhümanistlerin yükselişiyle birlikte, insanlığın geleceği karanlık bir tabloya sürükleniyor. Gündem 2030, sadece çevre değil, insanlık için de büyük bir tehdit olarak karşımızda duruyor.

YORUMCALAR