6 Ekim: Yeni Dünya Düzeninin Perdesi Mi Aralanıyor?
Ortadoğu’nun kadim toprakları bir kez daha kan ve gözyaşına bulanırken, sahnelenen oyunun tanıdık bir senaryoyu takip ettiği aşikar. Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısı, binlerce roketin gökyüzünü yırtması ve üst düzey komutanların esir alınmasıyla başlayan bu süreç, akıllara başka bir tarihi olayı getiriyor: 11 Eylül.
O gün, İkiz Kuleler’in esrarengiz çöküşüyle başlayan ve El-Kaide’ye fatura edilen olaylar zinciri, “Büyük Yalancı”nın Irak’a girişine ve bölge petrolüne çöküşüne zemin hazırlamıştı. Bugün de benzer bir mağduriyet anlatısı üzerinden yeni bir dönemin kapıları aralanıyor olabilir mi?
Mossad Neden Sessiz Kaldı?
6 Ekim’de Hamas’ın İsrail şehirlerine yönelik saldırıları sırasında, İsrail’in istihbarat teşkilatı Mossad’ın adeta “armut topluyor” gibi bir görüntü sergilemesi dikkat çekiciydi. Sivil esirlere yapılan işkencelerin video kayıtları, cansız bedenlerin sokaklarda gezdirilmesi ve dehşet verici görüntülerin sosyal medyada hızla yayılması, Hamas’a yönelik nefreti körüklerken, İsrail’i de mağduriyet pozisyonuna taşıdı. Bu durum, her iki tarafın da işine gelen bir senaryonun parçası gibi duruyor. Olan bitenler, sıradan bir çatışmanın ötesinde, daha büyük bir planın habercisi olabilir.
“Büyük Yalancı”nın Tanıdık Nakaratı
Tıpkı 11 Eylül saldırılarının ardından olduğu gibi, “Büyük Yalancı” yine sahneye çıkarak “meşru müdafaa” nakaratını tekrarladı. “İsrail’in meşru hakkı olan kendini savunması için ne gerekiyorsa yapacağız” söylemi, geçmişteki müdahalelerin bir kopyası niteliğinde. Bu söylemin ardından İsrail’in “kendini savunma” adı altında gerçekleştireceği eylemler, 11 Eylül sonrası Irak’ta yaşananları anımsatıyor. Bu durum, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirme ve belirli projeleri hayata geçirme amacını taşıyor olabilir.
11 Eylül Bir Başlangıçsa, 6 Ekim Neyi Tamamlıyor?
George W. Bush’un 11 Eylül sonrası “Yeni Dünya Düzeninin kuruluşu hız kazandı” sözleri, bugünkü olaylarla birlikte daha da anlam kazanıyor. 11 Eylül, bir başlangıç noktasıydı. Bugün ise Hamas’ın saldırılarıyla başlayan süreç, Yeni Dünya Düzeni’nin tamamlanması hedefine hizmet ediyor olabilir. Görüntülerdeki Hamas askerleri ve Mossad’ın bu duruma göz yumması, sonraki büyük zulümler için bir mağduriyet zemini oluşturma çabasını gösteriyor. Bu tiyatronun teması, 11 Eylül’dekiyle şaşırtıcı derecede benzeşiyor.
Yeni Dünya Düzeni ve Büyük İsrail Projesi: Bir Komplo Mu, Gerçek Mi?
Yeni Dünya Düzeni ve Büyük İsrail Projesi gibi kavramlar, kimileri için komplo teorisi gibi görünse de, bölgedeki gelişmeler bu iddiaları güçlendiriyor. Haritalara olan saplantıları ve şeytani projelerini türlü sahtekârlıklarla hayata geçirmeleri, bu iddiaların ciddiyetini artırıyor. “Şeytanın tuzaklarına karşı uyanık olunmalıdır” diyenlerin sesi, bu karmaşık dönemde daha da yükseliyor. Aşıların zehir olduğu gerçeğini inkar etmeyip, o zehirlere hala direnç gösterdiğimiz gibi, vatan topraklarını Yeni Dünya Düzeni haritasına alanlara karşı da vatan müdafaası bilincini geliştirmek gerekiyor. Aklın yolu birdir.
GÜL TEMEL

