İklim Değişikliği Maskesi Altında Afrika’da Genetik Oyunlar

İklim Değişikliği Maskesi Altında Afrika’ya Dayatılan Genetik Oyunlar

Afrika İklim Zirvesi, yeşil büyüme ve iklim finansmanı çözümleri adı altında Batılı güçlerin ve vakıfların kıta üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Bill Gates’in genetiği değiştirilmiş tohum ve tavuk pazarlaması, iklim kriziyle mücadele söyleminin ardındaki gerçek niyetleri sorgulatıyor. Bu “yardımlar” gerçekten Afrikalıların refahı için mi, yoksa küresel şirketlerin ve hayırsever kapitalistlerin çıkarları için mi?

Afrika Zirvesi: Kimin İçin Yeşil Büyüme?

Nairobi’de düzenlenen Afrika İklim Zirvesi, “Afrika ve Dünya için Yeşil Büyüme ve İklim Finansmanı Çözümlerini Yönlendirmek” sloganıyla pazarlandı. Ancak finansal ortaklar listesi, zirvenin gerçek sahiplerini ele veriyor: Rockefeller Vakfı, Bill ve Melinda Gates Vakfı, Clinton Sağlık Eylem Girişimi ve ClimateWorks Vakfı gibi Batılı devler. Bu durum, zirvenin bir Afrika etkinliğinden ziyade, Batı’nın Afrika üzerindeki nüfuzunu pekiştirdiği bir platform olduğu izlenimini yaratıyor. Afrikalı fon sağlayıcıların sembolik varlığı, bu gerçeği değiştirmiyor.

Batı’nın İklim Gündemi ve Afrika’nın Rolü

Zirvede kabul edilen Nairobi Deklarasyonu, G20 ve BM gibi küresel forumlarda Afrika’ya “rehberlik edecek” bir plan olarak sunuldu. BM, zirveyi Afrikalı liderlerin başarısı olarak lanse etse de, gerçekler farklı bir tablo çiziyor. Afrikalı liderler, gelişmiş ülkelerin karbon emisyonlarını azaltma çağrısı yaparken, kıtanın düşük karbonlu kalkınmaya geçişi ve küresel karbonsuzlaştırmaya katkısı için doğal varlıklarının sürdürülebilirliğini teşvik etme programında yer alıyorlar. Ancak bu söylem, Batı’nın kendi çıkarları doğrultusunda Afrika’yı yönlendirme çabasının bir parçası olarak yorumlanabilir.

Yanlış Çözümler ve Gerçek Afrika İklim Meclisi

Zirvenin sorunsuz geçtiği iddialarına rağmen, beş yüz Afrikalı sivil toplum grubu “Gerçek Afrika İklim Zirvesi” adı altında bir araya geldi. Bu örgütler, karbon piyasaları, karbon kredileri ve fosil yakıtlara alternatif olarak sunulan teknoloji kullanımı gibi “yanlış çözümler” konusunda endişelerini dile getirdi. Bu kavramların, küresel kuzeyin çıkarları tarafından yönetildiğini ve zengin ulusların Afrika’yı kirletmeye devam etmesini teşvik ettiğini savundular. Maimoni Ubrei-Joe gibi iklim adaleti savunucuları, Nairobi Deklarasyonu’nun “raf ömrü kısa bir belge” olabileceği konusunda uyardı.

McKinsey’nin Gölgesi ve Batı’nın Nüfuzu

Zirveden günler önce, Afrikalı örgütler Kenya Devlet Başkanı Ruto’ya bir mektup yazarak, ABD merkezli danışmanlık firması McKinsey & Company’nin zirvenin konseptini şekillendirmesine yardımcı olduğunu ve bunun Afrika’nın değil, ABD’nin ve Batılı çıkarların savunuculuğunu yaptığını belirttiler. Mektupta, “Zirve, Afrika’nın kritik iklim çıkarlarını ilerletmek yerine, Batı yanlısı hükümetler, geçici kiralamalar ve hayırsever kuruluşlar tarafından ele geçirildi” ifadeleri yer aldı. Bu durum, Batı’nın Afrika’daki iklim gündemini kendi çıkarları doğrultusunda manipüle etme çabasını açıkça gösteriyor.

Bill Gates’in “Hayırseverliği” ve Genetik Manipülasyon

Bill Gates, Afrika İklim Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “iklim değişikliği” ile mücadele için genetiği değiştirilmiş tohum ve tavukların önemini vurguladı. Gates’in “hayırseverliğinin” ardında yatan gerçek niyetler sorgulanmalı. 2016 tarihli bir blog yazısında, Gates yetersiz beslenen bölgelerde yoksullukla mücadele için yumurta üretimini savunmuştu. Ancak bu “yardımın” bir püf noktası var: tüm tavukların “uygun şekilde aşılanması” gerekiyor. Gates’in Covid “aşılama” programının ardından, “uygun şekilde aşılanmanın” her zaman “hastalığa karşı koruma” anlamına gelmediği anlaşıldı.

Genetiği Değiştirilmiş Tavuklar: Afrika’nın Geleceği mi?

Gates, Afrika tavuklarının yeterince şişman olmadığını ve yumurtalarının çok küçük olduğunu düşündüğünden, Afrika’daki küçük çiftçiler için genetiği değiştirilmiş tavuklar projesini başlattı. Ancak bu genetik olarak üretilmiş tavukların özel yiyeceklere ve aşılara ihtiyaç duyması, Bill Gates ve diğer “hayırsever kapitalistler” için yeni bir gelir kapısı açıyor. Bu durum, dünyanın en zayıf kesimlerinden para kazanma ve olası çevresel ve sağlık etkileri konusunda hiçbir sorumluluk üstlenmeme eleştirilerini beraberinde getiriyor. Afrika’nın geleceği, Batılı güçlerin ve şirketlerin genetik manipülasyon deneylerine mi kurban ediliyor?

YORUMCALAR