Küresel Elitler Yeni Pandemi Planı İçin Gözetim Ağını Genişletiyor
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) son raporu, “dezenformasyonu” kontrol etmek için sosyal medya sağlayıcıları ve kolluk kuvvetleriyle işbirliği yapmayı öneriyor. Bu öneri, küresel elitlerin yeni ve daha büyük planlı bir pandemi için hazırlık içinde olduğuna dair ciddi şüpheler uyandırıyor. DSÖ’nün asıl amacının halk sağlığını korumak değil, bilgi akışını kontrol ederek insanları yönlendirmek olduğu giderek belirginleşiyor.
DSÖ’nün Gizli Ajandası Ortaya Çıkıyor
DSÖ’nün raporunda yer alan “sürekli ortaya çıkan tehditlerle yüzleşirken, sağlık ve refahın iyileştirilmesi için yeni teknolojilerin faydalarından yararlanabilecek çok sektörlü ittifaklar kurmanın kritik ihtiyacı” ifadesi, asıl niyeti ele veriyor. Birleşmiş Milletler (BM) son yıllarda çatışmaları çözmek ve ulusların egemenliklerine saygı göstermek yerine küresel elitlerin gündemlerini destekleyen bir kuruma dönüştü. BM, WEF ve DSÖ’nün söylemleri arasındaki paralellik, dünya nüfusunu azaltma hedeflerini açıkça ortaya koyuyor.
Bu kuruluşlar, özellikle çevrimiçi bilgi bastırma ve sansüre odaklanarak gerçekleri gizlemeye çalışıyor. DSÖ’nün ısrarla “dezenformasyona” odaklanması şaşırtıcı değil, çünkü asıl kaygıları gerçek sağlık sorunlarından ziyade, insan nüfusunu azaltmaya yönelik sağlık hizmetlerine ilişkin ifşaları engellemek. DSÖ yanlısı yayın yapan internet medyasına yönelik siber saldırıları ise sağlık güvenliği riski olarak sunarak kendi gündemlerini dayatmaya çalışıyorlar.
Küresel Gözetim İttifakı Kuruluyor
DSÖ’nün açıklamasına göre, Interpol, BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi, BM Terörle Mücadele Ofisi, BM Uluslararası Bilgi İşlem Merkezi, BM Bölgelerarası Suç ve Adalet Araştırma Enstitüsü ve CyberPeace Enstitüsü gibi kuruluşlar bu “dezenformasyonla mücadele” sürecine dahil ediliyor. Bu durum, küresel bir gözetim ağı kurulduğunu gösteriyor. DSÖ, planlı pandemi sırasında sağlık kurumlarının dijital altyapısının siber saldırılarla hedef alındığını iddia ediyor, ancak asıl amaçları farklı.
“Dezenformasyon” terimi, DSÖ’nün amaçladığından daha fazlasını ortaya çıkarabilecek bilginin silah haline getirilmesi olarak tanımlanıyor. Çözüm önerileri arasında, “BigTech” tarafından yönlendirilen teknoloji ve insan doğruluk kontrolörleri kullanılarak doğruluk kontrol faaliyetlerinin desteklenmesi yer alıyor. Bu durum, küresel elitlerin bilgi akışını tamamen kontrol altına alma hedefini ortaya koyuyor.
Bilgi Kontrolü İçin Yapay Zeka Kullanılacak
Küresel elitlerin sansür mekanizması geliştirme aşamasında yapay zeka algoritmalarını kullanacakları öngörülüyor. Sosyal medya platformlarının sansürlenen tüm içeriği güvenli bir veri alanında toplayacakları bir veri depolama sistemi hayal ediyorlar. Bu sistem, kapsamlı analiz ve otomatik tespit yöntemlerinin verimliliğini değerlendirmek için sadece küresel elitlere hizmet eden araştırmacıların erişimine açık tutulacak.
Bu teknoloji, insanların neyi okuyup neyi okuyamayacağını belirleyecek ve alternatif görüşleri tamamen ortadan kaldıracak. Yapay zeka, “doğru” ve “yanlış” bilgi arasındaki çizgiyi küresel elitlerin çıkarlarına göre çizecek. Bu durum, bireysel düşünce özgürlüğünü tamamen ortadan kaldıracak ve insanları küresel elitlerin istediği şekilde yönlendirecek.
Yeni Pandemi Planları Hazırlığında
Tüm bu gelişmeler, küresel elitlerin ve işbirlikçileri olan BM, DSÖ, WEF, FDA ile birlikte 2021 Covid-19 salgın sürecine rahmet ettirecek yeni ve çok daha büyük planlı pandemileri uygulamaya koyabilecekleri şüphesini güçlendiriyor. Bilgi akışını kontrol altına alarak, insanları yeni bir pandemiye hazırlayacak ve korku ortamı yaratacaklar. Bu durum, küresel elitlerin nüfus kontrolü ve yönlendirme hedeflerine hizmet edecek.
Bu yeni pandemi planları, insanların özgürlüklerini daha da kısıtlayacak ve küresel elitlerin kontrol mekanizmalarını güçlendirecek. İnsanlar, korku ve belirsizlik içinde yönlendirilecek ve küresel elitlerin istediği şekilde hareket edecekler. Bu durum, demokratik değerlerin ve bireysel özgürlüklerin tamamen ortadan kaldırılmasına yol açabilir.
Bilgi Savaşları ve Kontrol Mekanizmaları
DSÖ’nün açıklamasındaki “güvenilir bilgi kaynaklarının ve resmi idarelerin DSÖ ile aynı paralellikte açıklamalar yapmasının teşvik edilmesi” ifadesi, bilgi savaşlarının ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Küresel elitler, kendi çıkarlarına uygun bilgiyi “doğru” olarak kabul edecek ve diğer tüm görüşleri “dezenformasyon” olarak etiketleyecek. Bu durum, insanların gerçekleri öğrenmesini engelleyecek ve küresel elitlerin gündemlerine hizmet edecek.
Bu bilgi savaşları, insanların gerçekleri anlamasını engelleyecek ve küresel elitlerin kontrol mekanizmalarını güçlendirecek. İnsanlar, manipüle edilmiş bilgilerle yönlendirilecek ve gerçekleri öğrenme imkanından mahrum bırakılacak. Bu durum, toplumların bilinçli kararlar almasını engelleyecek ve küresel elitlerin istediği şekilde hareket etmelerine neden olacaktır.
YORUMCALAR
