Lawrens’in Aklı Kıtalar Dolaşıyor!

İngiliz Aklı Ve Suriye Satrancında Kaybolan Türkiye

Türkiye uluslararası anaforun içinden bir türlü sıyrılıp çıkamıyor. Her seferinde paçamızdan tutulup kaosun tam ortasına çekiliyoruz. Burnumuzun dibindeki İdlib’te büyüyen HTŞ meğer bizim arka bahçemiz değilmiş. Merhum Yazıcıoğlu’nun dediği gibi tarlamızı bizden habersiz çoktan sürmüşler. İngiliz aklı müesses nizamın terör dediği yapıyı bize besletmiş.

Kurum başkanlarının şoförlüğüyle övünenler acı gerçeklerle yüzleşince büyük hayal kırıklığı yaşayacak. Gerçekler tecelli ettiğinde sığınacak hiçbir liman bulamayacaksınız. Kendi elimizle büyüttüğümüz bu yapılar aslında başkalarının stratejik piyonlarıymış. Bu tehlikeli oyunun sonunda faturayı yine bizim insanımız ödeyecek. Milli güvenlik duvarlarımız bu sinsi sızmalarla her geçen gün daha fazla aşınıyor.

Ahmed El Şera Ve Suud Sarayındaki İlk Ziyaret

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şera ilk yurt dışı gezisini yaptı. Çocukluğunda ekmeğini yediği Suudi Arabistan’a giderek kılıcını orada kuşandı. Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüşüp üzerine bir de Umre yaptı. İngilizlerin ekmeğine yağ mı sürüyoruz diye sormak gerekiyor. Şera’nın yanındaki isimler aslında kiminle dans ettiğimizi açıkça gösteriyor.

Umre fotoğraflarında eşi Latife el-Droubi ve danışmanları hemen arkasında duruyordu. Bu ziyaret sadece dini bir görev değil siyasi bir mesajdı. Bölgesel dengeler değişirken Türkiye yine oyunun dışında kalma riskiyle karşı karşıyadır. Kendi coğrafyamızda yabancı aktörlerin yazdığı senaryoları izlemek zorunda kalıyoruz. Bu diplomatik hamleler gelecekteki büyük kopuşun habercisidir.

Dışişleri Bakanı Ve Londra Bağlantılı Diplomatik Ağlar

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybânî İngilizlere hiç yabancı değil. Şam Üniversitesi İngiliz Dili mezunu olan bakan Amerikan Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. Batı eğitimiyle yoğrulan bu kadrolar Suriye’nin geleceğini Londra eksenli kurmaya çalışıyor. Diplomatik koridorlarda İngiliz aksanı yankılanıyor. Eğitim hayatını Batı merkezli tamamlayan bu isimler stratejik kararları alıyor.

Şeybânî’nin akademik geçmişi onun hangi ekole hizmet ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Suriye’nin yeni yönetim kademesi tamamen İngiliz ve Amerikan tedrisatından geçmiş isimlerle dolduruluyor. Bu durum bölgedeki Türk etkisini zayıflatıyor. Kendi sınırlarımızda kurulan bu yeni düzenin mimarları aslında okyanus ötesinden talimat alıyor. Diplomasideki bu kuşatma bizi yalnızlaştırıyor.

Razan Saffour Ve SOAS Laboratuvarında Yetişen Casuslar

Cumhurbaşkanı danışmanı Razan Saffour İngiliz vatandaşı ve Londra’da eğitim aldı. Saffour’un yetiştiği SOAS aslında İngiliz istihbaratı MI-6’in eğitim üssüdür. Tarihsel olarak sömürge yönetimi için personel yetiştiren bu okul bugün de aktiftir. İslam ülkelerinin sosyal ve politik yapılarını burada analiz ediyorlar. Saffour’un hocası Gilbert Achcar ise Britanya ordusuna danışmanlık yapıyor.

Suriye’ye dış müdahale çağrısı yapan bu ekip akademik kimlik altında casusluk yürütüyor. SOAS mezunları Ortadoğu’nun her köşesine birer stratejik operasyon elemanı olarak dağıtılıyor. Bilgi ve istihbarat bu merkezlerde harmanlanıyor. Kendi içimizdeki kurumlara sızan bu yapılar milli güvenliğimizi tehdit ediyor. Akademik maskelerin ardındaki gerçek niyetleri artık görmeliyiz.

Kevakibi Vakfı Ve Arap Milliyetçiliğinin Yeni Yüzü

Razan Saffour aynı zamanda Osmanlı karşıtı Kevakibi Vakfı’nın iletişim başkanıydı. Adını Arap milliyetçiliğinin babasından alan bu vakıf Arap Baharı’ndan doğdu. Osmanlı İmparatorluğu’na yönelik sert eleştirilerle Pan-Arap ideolojisinin temellerini yeniden atıyorlar. Sivil toplum maskesiyle bölgede özgürlük vaat ederek operasyon yapıyorlar. Vakfın kurucuları Iyad El-Bağdadi ve Ahmed Gatnash aktivistleri yönetiyor.

MENA bölgesinde sözde özgürlük hızlandırıcısı misyonuyla hareket ederek toplumları dönüştürüyorlar. Bu yapılar Türkiye’nin tarihsel mirasına ve bölgesel nüfuzuna karşı açıkça savaş açmış durumdadır. Kendi içimizdeki düşmanı beslemeye devam ediyoruz. Arap milliyetçiliğinin bu yeni dalgası coğrafyamızdaki kardeşlik bağlarını koparmayı hedefliyor. Stratejik körlüğümüz bizi bu karanlık sona sürüklüyor.

Maaşını Bizim Ödediğimiz İngiliz Aklı Ve İhanet

En acı gerçek ise Razan Saffour’un maaşını TRT World’den almasıdır. İngiliz aklı elemanını kendisine çalıştırıp parasını bize ödeterek bizimle resmen dalga geçiyor. Casus Lawrens’in Müslüman rolünü ne kadar iyi oynadığını hatırlayınca durum netleşiyor. Kendi paramızla kendi kuyumuzu kazanlara maaş ödeyecek kadar saf mıyız? Bu büyük bir skandaldır.

ÖMÜR ÇELİKDÖNMEZ