Maymun Çiçeği Virüsü Göründüğü Gibi Değil

Maymun Çiçeği Virüsü: Küresel Bir Aldatmaca mı, Yeni Bir Tehdit mi?

Son dönemde Batı ülkelerinde aniden patlak verdiği iddia edilen maymun çiçeği virüsü salgını, dünya genelinde endişe yaratırken, meselenin derinliklerine inildiğinde çok daha karmaşık tablo ortaya çıkıyor. Zira salgın, bilimsel verilerle çelişen ve akıllarda soru işaretleri bırakan pek çok tuhaflığı barındırıyor. Görünen o ki, küresel sağlık ajandası, karanlık odalarda şekilleniyor ve bizler, oyunun figüranları olmaya zorlanıyoruz.

Afrika’nın Gizemli Hastalığı ve Batı’nın Panik Hali

Maymun çiçeği, aslında Batı ve Orta Afrika’nın tropikal yağmur ormanlarına özgü, nadir görülen zoonoz hastalığıdır. Hastalığın gerçek yayılımı ve sıklığı, genellikle suçiçeği ve zona gibi diğer deri rahatsızlıklarıyla karıştırılması nedeniyle tam olarak bilinememektedir. 1988’de yapılan bilimsel araştırma, Zaire’de (şimdiki Demokratik Kongo Cumhuriyeti) maymun çiçeği teşhisi konmamış yüzlerce kişide yapılan testlerde, hastalığın ne kadar kolay gözden kaçırılabileceğini gözler önüne sermiştir.

Yanlış tanı konulan vakaların büyük çoğunluğunda lenf nodu büyümesi gibi belirtiler görülse de, çiçek hastalığının ortadan kalkmasıyla, maymun çiçeğinin suçiçeğinden ayırt edilmesi ciddi sorun haline gelmiştir. İlk vakanın 1970’te Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde tespit edilmesinden bu yana, 11 Afrika ülkesinde vakalar bildirilmiş, ancak bildirimlerin çoğu resmi belgelere dayanmamıştır. Durum, hastalığın Afrika kıtasındaki gerçek seyrini anlamamızı zorlaştırmaktadır.

Küresel Salgın İddiasının Mantıksızlığı

Tüm verilere rağmen, maymun çiçeği hastalığının Afrika dışında neredeyse hiç görülmemesi ve tarihte hiçbir zaman birden fazla ülkede aynı anda kaydedilmemiş olması, mevcut “küresel salgın” iddialarını sorgulatıyor. Günümüzde, ABD başta olmak üzere Kanada, İngiltere, Avustralya, İsveç, Hollanda, Belçika, Fransa, İspanya, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde aynı anda maymun çiçeği vakalarının kaydedildiği söylenmesi, akla başka senaryoları getiriyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bile, virüsün mutasyona uğradığına dair sıfır kanıt olduğunu doğrulamışken, ani ve eş zamanlı patlamanın ardında ne yatıyor olabilir? Durum, küresel manipülasyonun işaretlerini taşıyor olabilir mi?

Covid-19 Aşısı ve Bağışıklık Sistemi Üzerindeki Gölge

Maymun çiçeği vakalarının bildirildiği ülkelerin, Pfizer Covid-19 enjeksiyonunun yoğun olarak uygulandığı ülkeler olması, tesadüften öte anlam taşıyor. Tarihte hiçbir zaman birinci dünya ülkelerinde maymun çiçeği salgını görülmemişken, şimdi ülkelerde eş zamanlı vakaların ortaya çıkması, Covid-19 aşılarının bağışıklık sistemleri üzerindeki olası etkilerini gündeme getiriyor. Acaba salgın, Covid-19 enjeksiyonlarının neden olduğu bağışıklık sistemi hasarlarını örtbas etmek için kullanılan perde mi?

Herpes Simpleks Virüsü (HSV), bağışıklığı baskılanmış bireylerde ciddi deri hastalıklarına yol açabilen yaygın virüstür. Belirtileri, maymun çiçeği ile şaşırtıcı derecede benzerlik gösterir: karıncalanma, kızarıklık, kabarcıklar ve ağrılı yaralar. Bağışıklığı zayıflamış kişilerde, HSV enfeksiyonları akciğerler veya beyin gibi derin dokulara yayılabilir ve hatta AIDS’i tanımlayan durum olarak sınıflandırılabilir. Benzerlik, maymun çiçeği vakalarının aslında HSV enfeksiyonları olabileceği şüphesini doğuruyor.

Pfizer’in Gizli Belgelerindeki Şok Edici İtiraflar

En çarpıcı gerçek ise, Herpes Simpleks Virüsü’nün (HSV) Covid-19 enjeksiyonu ile ilgili Pfizer tarafından “AESI” (Aşı Sonrası İstenmeyen Etki) olarak listelenmiş olmasıdır. FDA’nın 2022’de mahkeme kararıyla yayınlamaya zorlandığı gizli Pfizer belgeleri, karanlık gerçeği gün yüzüne çıkarmıştır. FDA, Pfizer aşısını yalnızca 108 günlük güvenlik incelemesinin ardından onaylamış, ancak aşının güvenlik verilerinin yayınlanmasını 75 yıl ertelemiştir. Ancak Federal Yargıç Mark Pittman’ın kararıyla, belgeler yavaş yavaş kamuoyuna açıklanmaya başlanmıştır.

“Reissue_5.3.6 pazarlama sonrası deneyimi” başlıklı belgenin 21. sayfasında, özellikle herpes viral enfeksiyonları olmak üzere, aşırı risk taşıyan olumsuz olaylara ilişkin veriler yer almaktadır. Belgeye göre, Pfizer aşısının acil kullanım izni verilmesinden sadece iki ay sonra, Pfizer herpes enfeksiyonuna ilişkin 8.152 rapor almış ve enfeksiyonların birçok organ hasarına, yani “işlev bozukluğu sendromuna” yol açtığı belirtilmiştir.

Çoklu organ disfonksiyon sendromu (MODS), yoğun bakım gerektiren ve yüksek ölüm oranına sahip sistemik inflamatuar yanıttır. Belgelerde ayrıca, maymun çiçeği ile aşırı benzer başka durum olan “otoimmün kabarma hastalığı” da listelenmiştir. Hastalık, ciltte ve mukoza zarlarında kabarcıklara neden olur ve ağız, burun, boğaz, gözler, lenfler ve cinsel organları etkileyebilir. Uzmanlar, durumun genetik bozukluk, çevresel tetikleyiciler, kimyasallar veya ilaçlara maruz kalma sonucunda ortaya çıkabileceğini belirtmektedir. “Pfizer Covid enjeksiyonu gibi mi?” sorusu, kaçınılmaz hale gelmektedir.

Türkiye’ye Yansımaları ve Milli Güvenlik Tehdidi

Pfizer’in gizli belgelerinde, Covid-19 enjeksiyonu için advers olaylar olarak listelenen ve maymun çiçeği hastalığına aşırı derecede benzer semptomları olan durumlar, Türkiye için de ciddi milli güvenlik tehdidi oluşturmaktadır. Uğur Şahin ve Özlem Türeci gibi isimlerin “kurtarıcı” olarak görüldüğü ortamda, Türk halkının gerçekleri bilmesi ve olası çoklu organ yetmezliği hastalıklarına karşı periyodik sağlık kontrollerini ihmal etmemesi hayati önem taşımaktadır.

Bill Gates’in “Koronavirüs pandemisi olmasaydı maymun çiçeği virüsü haberlere konu bile olmazdı” sözü, küresel aldatmacanın boyutlarını gözler önüne sermektedir. Covid ve aşıları olmasaymış, maymun çiçeği virüsü de olmazmış gibi tablo çiziliyor. Durum, küresel güçlerin insanlık üzerinde oynadığı tehlikeli oyunları ve karmaşık operasyonel planların varlığını kesin ve güçlü ifadelerle vurgulamaktadır. Artık bilinçli farkındalık kazanma ve harekete geçme zamanıdır.

YORUMCALAR
————————–
Kaynak:
[1] https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/2907258/
[2] Bill Gates açıklaması