Türkler Mevalidir, İslam’ı Temsil Edemezler!

Mevali Zihniyeti Ve Türk Kimliğine Yönelik Irkçı Kuşatma

Gölge gibi üzerimize çöken mevali kavramı sadece bir kelime değil aslında bir tahakküm arayışının sembolüdür. Emevi döneminin karanlık dehlizlerinden sızan bu zehirli anlayış günümüzde farklı maskelerle yeniden karşımıza çıkıyor. Türklerin aşağılayıcı etiketlerle sürekli hedef alınması bugün hala kanayan en derin yaramız olarak durmaktadır.

Zihniyetin kökenindeki ırkçılık İslam’ın özündeki eşitlik ilkesini hiçe sayarak Arap milliyetçiliğini kutsal bir kılıfa büründürmüştür. Bu çarpık bakış açısı Türk milletini tarih boyunca ikinci sınıf görmeye odaklanmış sinsi bir plandır. Milli kimliğimize yönelik bu saldırılara karşı analitik bir duruş sergilemek artık kaçınılmazdır.

Kölelik Mirasından Efendilik Taslayan Çarpık Arap Bakışı

Sözlükte azat edilmiş köle anlamına gelen mevali kavramı Arap olmayan Müslümanları tanımlamak için kullanılmıştır. İranlılar ve Türkler gibi kadim milletler Arap kabilelerinin kendilerini özel kavim görmesiyle dışlanmıştır. Kuran’ın dili üzerinden üretilen bu sahte üstünlük söylemi seçilmiş halk iddiasıyla şaşırtıcı benzerlikler taşıyor.

İslam fetihlerinden sonra ortaya çıkan bu ayrımcılık din kardeşliği kavramını kökünden sarsan bir ihanettir. Kendilerini efendi sananların diğer Müslümanları köle statüsüne indirmesi medeniyetten uzak bir şımarıklığın ürünüdür. Bugün de karşımıza çıkan bu kibirli yaklaşım toplumsal barışımızı tehdit eden en büyük unsurdur.

Emevi Irkçılığı Ve Türklerin Askeri Sahadaki Mağduriyeti

İlk dört halife dönemindeki eşitlik iklimi Emevilerin iktidara gelmesiyle yerini kabileci bir zorbalığa bırakmıştır. Devlet yönetimi tecrübesizliği ile birleşen bu ırkçı politikalar Türkleri askeri ocaklardan ve ganimetten mahrum bırakmıştır. Türk savaşçılar ön saflara sürülürken hak ettikleri değer ve maaşlar kendilerinden kasten esirgenmiştir.

Mevalinin Arabın önünden yürümesinin suç sayıldığı bu dönem dinin nasıl siyasallaştığını açıkça gösteriyor. Türklerin askeri dehasından faydalanıp onları aşağılamak Emevi devletinin çöküşünü hazırlayan en büyük adaletsizlik olmuştur. Bu tarihi gerçekler bugün bölgemizde oynanan oyunların kökenini anlamamız için çok kritik ipuçları barındırıyor.

Sığınmacı Sorunu Ve Türk Kadınına Yönelik Tehditler

Arap geleneğinde mevalinin malı ve namusu üzerinde hak iddia eden bağnaz inanışlar hala mevcuttur. Türklerin devlet kursalar bile kıyamete kadar mevali kalacağı algısı sinsi bir şekilde korunmaktadır. Günümüzde sığınmacı adı altında gelen grupların kadınlarımıza yönelik tacizleri bu köhne zihniyetin tehlikeli bir yansımasıdır.

Türk kadınına yönelik saldırgan naralar atanların beslendiği kaynak işte bu bin yıllık mevali damgasıdır. Milli güvenliğimiz ve toplumsal huzurumuz için bu grupların taşıdığı ideolojik arka plan mutlaka sorgulanmalıdır. Türk milleti kendi vatanında bu aşağılık zihniyetin tacizlerine asla boyun eğmeyecek kadar vakur ve güçlüdür.

Osmanlı’dan Günümüze Süregelen İhanet Ve Fetva Savaşları

Tarih ders almayanlar için tekerrür ederken İngilizlerle işbirliği yapan Arap isyancıların ihaneti hala tazedir. Şerif Hüseyin’in Türkleri mevali sayarak Mehmetçiğin kanını akıtması bu köhne geleneğin en acı sonucudur. Bugün Suudi müftülerinin Türkler aleyhine verdiği fetvalar aynı ihanet zincirinin güncel halkalarını oluşturmaktadır.

Suudilerin Yunanistan’ı desteklemesi ve terör örgütlerine yardım etmesi bu düşmanca anlayışın somut tezahürleridir. Kendi içimizdeki bazı sözde alimlerin de bu ırkçı söylemlere destek vermesi tehlikenin boyutunu artırıyor. Türklerin İslam’ı temsil edemeyeceği iddiası tarihsel gerçeklerle çelişen büyük bir yalan ve provokasyondur.

Milli Duruş Ve Özgürlük Mücadelesinde Bilinçli Farkındalık

Türkler tarihleri boyunca kimseye köle olmamış ve her daim özgürlükleri için kan dökmüş asil bir millettir. Mevali zihniyeti bize ne olduğumuzu değil düşmanlarımızın bize nasıl baktığını her gün yeniden hatırlatıyor. Bilinçli bir farkındalık kazanmak bu küresel ve bölgesel tehditlere karşı en güçlü milli kalkanımızdır.

Provoke edici bu saldırılara karşı entelektüel derinliğimizi ve milli birliğimizi koruyarak cevap vermeliyiz. Kendi köklerimizden aldığımız güçle bu ırkçı kuşatmayı dağıtacak iradeye ve cesarete fazlasıyla sahibiz. Hiçbir güç Türk milletini kendi vatanında ikinci sınıf vatandaş konumuna düşüremeyecek ve bu oyunlar mutlaka bozulacaktır.

YORUMCALAR

Kaynaklar: TDV İslam Ansiklopedisi -Emevi, Abbasiler ve Mevali maddeleri, Bernard Lewis-Tarihte Araplar, fetvaların verildiği dönem gazeteleri.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir