Tohumlar ve GDO’lar; Küresel Kontrol Tehlikesi

Küresel Tohum Kontrolü Tehlikesi

Tohumlar hayatımızın temelidir. İnsani tohum şirketleri tarım sektöründe geniş bir ürün yelpazesi sunarak önemli bir rol üstlenirler. Bu büyük küresel uluslararası tohum şirketleri tohum geliştirme üretim ve pazarlama konularında faaliyet gösterdiklerini ve dünya çapında çiftçilere hizmet verdiklerini belirtirler. Genetik mühendisliği ve biyoteknoloji alanlarındaki yeniliklerle tohum çeşitliliğini artırarak tarımın verimliliğine katkıda bulunmayı amaçladıklarını masalını anlatmaya devam ederler.

Küresel elitlerin kontrolundeki tohum şirketlerinin fikri mülkiyet hakları yoluyla tohum kontrolü hedefi çiftçilere ve doğaya zarar veriyor. Bu şirketler gıda kontrolünü sağlamak ve gelir elde etmek için genetiği değiştirilmiş tohumları kullanmayı tercih ediyorlar. Birçok devlet ve hükümetler ise tarım ve biyoteknoloji firmaları GDO yönetmeliklerini esneterek yeni GDO’ların piyasaya sürülmesine güvenlik testleri etiketleme veya tüketici bilgilendirmesi olmaksızın izin veriyor.

GDO’ların Bilinmeyen Tehlikeleri

İnsanlar GDO‘ların bilimsel olmayan demokratik olmayan ve ekolojik zararları nedeniyle protesto ediyor ve doğanın ticarileştirilmesine ve patentlenmesine karşı çıkıyor. Peki öyleyse gıda ve tohumu kontrol altına almaya çalışan küreselcilere karşı duruş mümkün mü? Bunun örneği var mı? Evet var! O ülkenin adı Meksika. Meksika’da genetiği değiştirilmiş GDO’lu mısır kullanımının başlaması küresel etkileri olan bir gelişmedir.

Meksika halkı Bayer-Monsanto Syngenta ve Cortiva Agriscience gibi şirketlere karşı açtığı davalarda başarı elde ederek GDO’lu mısır kullanımını yasaklatmıştır. Meksikalı sivil toplum kuruluşları herkes için sağlıklı sürdürülebilir ve kültürel olarak uygun gıdalara erişimi sağlamak amacıyla genetiği değiştirilmiş mısıra karşı bilinçli bir direnci başarıyla yürütmektedirler. Bu durum küresel elitlerin planlarına karşı umut verici bir örnek sunuyor.

Meksika’nın GDO Direnci

Meksika’daki sivil toplum kuruluşları bu süreçte bilimsel kanıtlar içeren teknik değerlendirmeler sundular ancak ABD yeni deneyler yapmayı ve gerçek bilimle ilgilenmeyi reddederek GDO’lu mısır tüketiminin güvenli olduğuna dair bilimsel olmayan iddialarını ve yanlış bilgilerini sürdürmektedir. Meksika ABD’den ithal edilen GDO’lu mısır ve glifosat kalıntıları ile ilişkili potansiyel sağlık risklerine karşı tüketicileri koruma amacıyla önlem alınmasını destekleyen kanıtlar yayınladı.

ABD ise Meksika’nın uyguladığı yasağın bilimsel olmadığını öne sürüyor ancak ABD Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi veya Cartagena Biyogüvenlik Protokolü’nü imzalamamıştır. Dahası GDO’lu gıdaların güvenliğini değerlendirecek bir biyogüvenlik düzenleyici kuruluşa sahip değildir. Bu durum ABD’nin gerçek niyetini gözler önüne seriyor. Küresel elitler bilimden yana değil kar tarafında yer alıyorlar.

Kültürel Miras Tehdit Altında

Eğer bir karar Meksika aleyhine sonuçlanırsa bu durum Meksikalıların hangi tohumları ekebileceklerini ve hangi mısır çeşitlerini tüketebileceklerini belirleme haklarını Küresel elitlerin uluslararası tohum şirketlerin çıkarlarına göre sınırlayabilir. Bu geleneksel Meksika yemek kültürünü ve insanlık için değerli olan kültürel mutfak mirasını tehlikeye atacaktır. Küresel elitler sadece gıda kontrolüyle kalmayıp kültürel mirasımızı da yok etmeye çalışıyorlar.

Tüm bunlara rağmen GDO’larla mücadele için dünyanın birçok yerinden gruplarla birleşmeye devam ediyor. 12-16 Mart tarihleri arasında genetiği değiştirilmiş organizmaların küresel dayatmasına ve tohum şirketlerine karşı stratejiler geliştirmek için Mexico City’de bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Bu etkinlikler biyoçeşitlilik gıda ve tohum özgürlüğünü koruma üzerine deneyim ve mücadele paylaşımını içerdi.

Küresel Dayanışma Güçleniyor

Çeşitli örgütler hareketler ve bireyler arasında destek ve dayanışmayı artırdı. Latin Amerika’nın dört bir yanından ve ötesinden aktivist temsilcilerini bir araya getirerek güçlü bir dayanışma ağı oluşturdu. Ayrıca aktif bir figürden de bahsetmek gerekir. José Bernardo Magdaleno Velazco tarım ve gıda egemenliği alanında dünya çapında örnek alınan bir lider olarak Meksika’da tanınmaktadır.

Totikes Köylü Birliği’nin Başkanı sıfatıyla Chiapas bölgesindeki çiftçilerin haklarını aktif bir şekilde savunuyor. 2023 Mart’ında Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği tarafından düzenlenen seminere katıldı ve burada gıda egemenliği ile yerel küçük ölçekli tarımın önemini vurgulayan konuşmalar yaptı. Seminerde gıda egemenliğinin Meksika’nın bağımsızlığının temeli olduğu ve yerli tohumlar ile gıda sistemlerinin korunmasının gelecekteki mücadelelerde kilit bir rol oynayacağı belirtilmiştir.

Gıda Egemenliği Mücadelesi

Bu etkinlikler insanlığın gıda mirasını savunmak ve GDO’lara direnmek için dünyanın dört bir yanındaki insanları bir araya getirdi. Meksika’da gerçekleşen etkinlikler gıda ve tohum egemenliği mücadelesinde farklı grupları bir araya getirdi. Farklı bağlamlarda bile dayanışmayı pekiştiren bu birleşik kuvvet ortak direncin değerini vurguladı. Aktivist gruplar ve organizasyonlar hükümetlere biyolojik ve kültürel çeşitliliği koruyan gıda ve tarım sistemlerine zarar veren genetiği değiştirilmiş tohum kullanımını durdurma çağrısında bulundu.

Bu etkinliklerde tarım konusunda STK’lar platformlar ve bireylerin birleştiği zaman daha güçlü oldukları ispatlandı. Küresel elitlerin tek dünya gıda politikasının bir aracı olan GDO’ya karşı örgütlerin ve uluslararası ilişkilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu birleşik güç hayatı çeşitliliği ve özgürlüğü savunmak için sürdürülen mücadelede kullanılmalısı üzerine örnek teşkil etmektedir.

YORUMCALAR