ABD Desteği Olmadan PKK Bölgede Hiç Bir Şeydir!

Ortadoğu’nun Kanayan Yarası Ve ABD’nin Kanlı Satranç Tahtası

Ortadoğu kadim medeniyetlerin beşiği olmaktan çıkıp küresel güçlerin kanlı satranç tahtasına dönüştü. Zenginlikleri ve stratejik konumu emperyalistlerin iştahını kabartırken bölge halkları bitmek bilmeyen bir kaosun pençesinde kıvranıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki varlığı adeta devasa bir bataklık yaratıyor.

PKK gibi terör örgütleri bu bataklığın beslediği zehirli sivrisinekler olarak karşımıza çıkıyor. Kimse masum değil ve herkesin eli kanlı bir şekilde bu kirli oyunda yer alıyor. Emperyalist güçlerin bölgedeki varlığı barış getirmek yerine sadece yıkım ve gözyaşı vaat ediyor. Bu sinsi kuşatmayı kırmanın vakti gelmedi mi?

Gara Katliamı Ve ABD’nin Görünmez Parmak İzleri

Gara’da yaşanan ve 13 vatandaşımızın infazıyla sonuçlanan vahşet bölgedeki kirli oyunların en somut örneğidir. Bu katliamın arkasında ABD’nin verdiği talimatların olduğu iddiası kritik bir gerçek olarak karşımızda duruyor. ABD olayları Türkiye’deki iç siyaseti karıştırmak ve milli birliği dinamitlemek için ustaca kullanıyor.

Teröre karşı ortak mücadeleyi engellemek ve gündemi manipüle etmek onların en büyük uzmanlık alanıdır. Türkiye’deki siyasi tartışmaların yüzeyselliği ve ABD adının anılmaması bu manipülasyonun başarısını gösteriyor. Emperyalist güçler eylemlerinin sonuçlarını ve siyasi yansımalarını en ince ayrıntısına kadar titizlikle hesaplıyorlar. Bu sinsi planı deşifre etmeliyiz.

Türkiye’nin Sinir Uçları Ve Laboratuvar Titizliğinde Analiz

ABD yıllardır süregelen ilişkiler ağı sayesinde Türkiye’nin toplumsal yapısını ve milli psikolojisini adeta bir laboratuvarda inceledi. Bu derinlemesine analizler Türkiye’nin sinir uçlarını tespit etmesine ve bu bilgiyi kendi çıkarları için kullanmasına olanak sağladı. Ekranlarda ve Meclis koridorlarında ABD adının geçmemesi planın parçasıdır.

Gara olayında sorumluluğun sadece PKK’ya yüklenmesi ABD’nin iz şaşırtma taktiğinin ne kadar etkili olduğunu kanıtlıyor. Gerçek patronun adını anmadan yapılan her tartışma aslında emperyalizmin ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramıyor. Milletimizin sinir uçlarıyla oynayan bu sinsi güce karşı artık uyanık olma zamanıdır.

PKK: Emperyalizmin Bölgedeki Kanlı Piyonu Ve Uzun Kolu

PKK örgütü ABD’nin Ortadoğu’daki stratejik hedefleri için vazgeçilmez ve kullanışlı bir piyon haline geldi. Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında hayata geçirilmeye çalışılan sözde devlet projeleri örgütün varlık sebebidir. ABD örgüte lojistik ve siyasi destek sağlayarak onu adeta bir devlet aygıtı gibi güçlendiriyor.

Bu durum bölgedeki meşru devletlerin iç birliğini zayıflatma ve bölgesel işbirliğini engelleme amacı taşıyor. Dört ülkede örgütlü olan PKK tamamen ABD’ye göbekten bağımlı bir yapı olarak faaliyet yürütüyor. Uluslararası alanda çalışabilen bu örgüt emperyalizmin bölgedeki en stratejik ve kanlı aparatıdır. Bu kirli ittifakı bozmalıyız.

Bölgesel Çözüm Ve Sarsılmaz Milli Birlik Çağrısı

Ortadoğu’daki sorunların temelinde emperyalizm ve onun en büyük temsilcisi olan ABD yönetimi yatıyor. Gerçeği görmezden gelmek bölgeyi daha derin bir kaosa ve bitmek bilmeyen savaşlara sürükleyecektir. Mücadele diplomatik ve askeri olarak uluslararası standartlarda yapılmalı ve esas patron açıkça hedef gösterilmelidir.

Türkiye’deki iç tartışmaların ABD gerçeği vurgulanarak yapılması milli birliğin sağlanması açısından hayati bir öneme sahiptir. Bölge ülkelerinin merkezi hükümetleri PKK ve türevlerine karşı resmi anlaşmalarla işbirliğini derhal geliştirmelidir. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmediğimiz sürece emperyalistlerin bölgedeki kanlı oyunları asla son bulmayacaktır. Birlik olmalıyız.

Acil Eylem Planı: Üsler Kapatılsın Ve Askerler Çekilsin

Bölgedeki barış için atılması gereken ilk adım ABD’ye bağlı askeri üslerin derhal kapatılmasıdır. Yabancı askerlerin ve yardımların olmadığı bir ortamda terör örgütlerinin varlığını sürdürmesi asla mümkün değildir. Bölgedeki sorunlar istihdam ve demokrasi gibi temel insani değerler üzerinden samimiyetle ele alınmalıdır.

Bu sorunlara çözüm arandığında emperyalistlerin bölgede kullanabileceği hiçbir alan ve bahane kalmayacaktır. Gerçek ve kalıcı barış ancak yabancı müdahalesinin tamamen kesilmesiyle mümkün hale gelebilir. Kendi kaynaklarımızı ve geleceğimizi korumak için bu radikal adımları atmaktan başka bir seçeneğimiz bulunmuyor. Bağımsızlık karakterimiz olmalıdır.

SEFA YÜRÜKEL

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir