Ortadoğu’nun Kadim Laneti Ve İhanet Rüzgarları
Ortadoğu kanla yazılmış bir coğrafya olarak bitmek bilmeyen entrikaların ve acımasız ihanetlerin izlerini taşıyor. Bugün Suriye topraklarında yaşananlar, kadim döngünün yeni perdesini aralarken bölgenin geleceğini tehdit eden karanlık bir tablo çiziyor. PYD’nin varlığı ve Arap aşiretleriyle kurduğu karmaşık ilişki, yerel dinamikleri tamamen sarsıyor.
PYD’nin Maskesi Düşerken Arap Aşiretlerinin Öfkesi
Uluslararası arenada demokratik bir yapı gibi sunulan PYD, gerçek yüzünü Arap halkına uyguladığı zulümle gösteriyor. Kürt etnik kimliğini her şeyin üzerinde tutan yönetim, zorla yerinden etme politikalarıyla bölgeyi istikrarsızlaştırıyor. On yaşındaki çocukların silah altına alınması ve masum insanların ajanlık suçlamasıyla tutuklanması, örgütün gerçek niyetini kanıtlıyor.
Bölge halkının PYD’ye olan inancı tamamen yok olurken, içten içe biriken öfke volkan gibi patlamaya hazır bekliyor. Yağma ve şiddet olayları Arap aşiretlerini canından bezdirmiş durumda. Baskı altındaki bu kitleler, kendilerini sömüren yapıya karşı direnç göstermek için doğru zamanı bekliyor. Zulümle abad olanın sonu her zaman hüsran olmuştur.
ABD’nin Kirli Oyunu Ve Aşiretlerin Direnç Hattı
Amerika Birleşik Devletleri bölgedeki kaosun baş mimarı olarak ateşe benzin dökmeye devam ediyor. Deyrizor’da aşiretleri PYD lehine ikna etme çabaları, yerel halkın sert direnciyle karşılaşıyor. Münbiç’teki aşiretlerin örgütü desteklediği iddiaları, gerçekle ilgisi olmayan koca bir yalandan ibarettir. Para ve silah zoruyla kurulan bağlılıklar, ilk fırtınada yıkılmaya mahkumdur.
Sosyal medyada yayılan dedikodular Arap aşiretlerinin PYD’yi satmaya başladığını açıkça özetliyor. Bu gruplar Türkiye’ye karşı savaşmak istemiyor ve Esad rejimiyle barış arayışına giriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin olası harekatı öncesinde, örgütün sahte müttefikleri birer birer saf değiştiriyor. Kirli oyunlar, bölgenin kadim gerçeklerine çarparak paramparça oluyor.
Çıkarlar Çatışırken Kaçınılmaz İhanet Ve Sonun Başlangıcı
PYD’nin bencil politikaları Arap aşiretlerinin örgüte olan bağlılığını tamamen bitirmiş durumdadır. Rakka ve Deyrizor’daki aşiretler, kaynakların çalınması nedeniyle uluslararası destek arayışına giriyor. Şartların değişmesiyle birlikte, bölücü etnik politikalara alet olmak istemeyen bu gruplar kendi başlarına hareket etme yolunu seçiyor. Bu durum örgüt için sonun başlangıcıdır.
Suudi Arabistan ve BAE’nin Türkiye ile ilişkilerini güçlendirmesi, aşiretlerin PYD saflarında savaşma niyetini kırdı. İhanet bu coğrafyanın genetiğinde var ve çıkarlar çatıştığında kaçınılmaz hale geliyor. Örgüt bölgede hızla yalnızlaşırken, sahte müttefiklerin sırt çevirmesi an meselesidir. Güç dengeleri değiştikçe, sömürgeci yapıların kurduğu tüm hayaller birer birer suya düşüyor.
Bölgesel Güç Savaşı Ve İran Korkusunun Gölgesi
Körfez ülkelerinin Arap aşiretlerini himaye etmesinin ardında, İran yanlısı milislerin güçlenmesinden duydukları derin korku yatıyor. Türkiye’nin operasyon söylemleriyle birlikte dengeler altüst olurken, Arap asıllı askerlerin birliklerden firar ettiği haberleri geliyor. Deyrizor’daki askeri konseyler, Türklerle mücadele etmeyeceklerinin sinyalini şimdiden vererek safını belli ediyor.
Bölgesel güç savaşının yeni cepheleri açılırken, PYD’ye bağlı görünen unsurların ihaneti artık an meselesidir. İran korkusuyla hareket eden aktörler, kendi ajandalarını dayatmak için her türlü kumpası kuruyor. Ancak sahadaki gerçekler, masa başındaki planlara uymuyor. İhanet rüzgarları estikçe, bölgedeki tüm yapay ittifaklar köklerinden sarsılarak yerle bir olmaya devam ediyor.
Türkiye’nin Milli Güvenliği Ve Tarihin Acı Dersleri
PKK Suriye’de hızla yalnızlaşırken, bu durum Türkiye için kritik bir stratejik fırsat sunuyor. Ancak geçmiş tecrübelerden ders çıkarmak ve Arapların her an cayabilecek karakterine karşı tetikte olmak şarttır. TSK operasyonu öncesinde yanımıza yanaşmak isteyenlerin niyetini iyi okumalıyız. Geçici iş birlikleri, milli çıkarlarımız doğrultusunda çok dikkatli şekilde yönetilmelidir.
Suriye rejimiyle ilişkiler normalleştirilemezse, Birinci Dünya Savaşı’ndaki gibi bir Arap ihanetiyle tekrar yüzleşebiliriz. Tarih ders alınmadığında tekerrür eden acımasız bir öğretmendir. Türkiye kadim laneti kırmak için stratejik hamlelerini büyük bir titizlikle atmalıdır. Milli güvenliğimizi tehdit eden her türlü sinsi oyunu bozmak, bu toprakların bize yüklediği asli görevdir.
YORUMCALAR
