Camide Gülüşen Çocuklar Geleceğin Camileri İçin Merhamettir

Arka Saflarda Gülüşen Çocukların Geleceğin Camilerine Etkisi

Camileri sessizlik hapishanesine çeviren şekilperest dindarlık anlayışı bereketi yok ediyor. Huşu kavramını steril yalnızlık sanan asık suratlı kitle çocuk seslerini gürültü sayıyor.

İslam medeniyetinin yaşayan organizması olan camiler neşenin harmanlandığı alanlarıyken, statik zihniyet camilerimizi ruhsuz binalara hapsederek geleceğimizi karartıyor. Mekanik dindarlık yaşayan İslam ruhunu şekilperestliğe kurban ederek camileri buz gibi soğutuyor.

Kilise veya sinagoglardaki o ölü toprağını camilere ideal model diye sunamazsınız. Camiler sadece yetişkinlerin inziva köşesi değil çocukların neşesiyle nefes alan dinamik mekanlardır. Çocukların camiden soğumasının vebali birkaç rekatlık konsantrasyon kaybından büyüktür.

Kutsiyetin Yeni Tanımı Mekanik Dindarlıktan Yaşayan İslam’a

Kilise ve havra sessizliğini camiye taşımak isteyenler İslam dininin devrimci ruhunu asla anlamamıştır. Sinagog veya Budist tapınaklarındaki o hayattan kopuk donuk atmosfer bizim yapımıza aykırıdır. Camiyi ruhsuz müzeye çevirmek isteyen taklitçi zihniyet aslında inancımızın yarınını baltalasa da, Türkiye’nin camileri yabancı inançların statik kalıplarına sığmayacak kadar canlıdır.

Camilerimizi diğer dinlerin soğuk sessizliğine mahkum etmek isteyenler derin gaflet içinde debeleniyorlar. İslam’ın hayat merkezli ruhu çocukların neşesiyle sokaktaki insana gerçek huzuru ve ferahlığı verirken, taklitçi sessizlik arzusu camilerimizi sadece cenaze namazı kılınan kasvetli duraklara dönüştürür. Çocukların özgürce koşturmadığı camiler yarının boş saflarına mahkum kalacak karanlık mekanlar olmaya adaydır.

Oyun Çocuğun Fıtri İbadeti Ve Estetik Hafıza

Çocukların hareketliliğini ve seslerini saygısızlık gören kitle katı ve ruhsuz din anlayışına sahiptir. Çocukların oyun dünyasının camiyle bütünleşmesini aşırılık olarak yaftalamak fıtrata aykırı davranmak ve kibre sapmaktır. Cami çocuk zihninde soğuk mermerler değil oyunun neşesiyle birleşen estetik hafıza olarak yer etmelidir. Çocuk camiyi oyunla kodlamazsa camileri sadece cenaze namazı kılınan duraklar olarak görecektir.

Çocuğun zaviyesinden cami Allah’ın evinde kendi evinde hissettiği gerçek özgürlük alanıyken doğal akışı kuralsızlık görenler dini kendi dar ve kasvetli kalıplarına hapsetmeye çalışıyor. Türkiye genelinde camilerin geleceği arka saflardaki neşeli seslerin varlığına ve sürekliliğine bağlıdır.

Boş Safların Tarihsel Vebali Ve Pedagojik Travmalar

Bugün gençler neden camide yok diye hayıflananlar geçmişin yasakçı ve asık suratlı zihniyetine bakmalıdır. Zamanında camiden kovulan ve azarlanan çocuklar bugün cami alerjisi yaşayan yetişkinlere dönüşmüştür. Cemaatin azalma sebebi gürültü değil çocukları soğutan o katı yüreklilik ve merhamet eksikliğidir. Her azarlama ömür boyu sürecek manevi engele dönüşen ağır pedagojik travmalar yaratır.

Arka saflarda koşturan çocuk sesleri yoksa o caminin geleceği karanlık ve umutsuzdur. Onlarca yıl camiden uzak kalanların vebali o çocuğu susturan huşu meraklısı yetişkinlerin boynundadır. Kendi bireysel huzurunu neslin bağından üstün gören bencillik manevi körlük ve kibirdir. İbadet hayatın kaosu ve çocuk neşesi içinde Allah’a yönebilme disiplini olarak görülmelidir.

Nebevi Mirasın İstismarı Ve Huşu Putu

Camiye giren kediye gülümseyip insan yavrusuna aslan kesilmek derin merhamet tutarsızlığıdır. Hayvana gösterilen toleransın ümmetin geleceğinden esirgenmesi modern dindarlığın en büyük samimiyet sınavıdır. Kadınlar mahfilindeki annelere yapılan baskı kadını ve çocuğu camiden süpürme operasyonudur. Buradaki dedikodular değil çocuk sesleri İslam’ın evlere hapsedilemeyeceğinin en gür ve dirençli sesidir.

Kadınlar mahfili şefkatin filizlendiği direnç alanı olarak camilerin kalbi ve geleceği sayılmalıdır. Çocukları eğitimsiz diye yaftalayanlar önce kendi kibirlerini tedavi etme yoluna gitmek zorundadır.

Sosyolojik Sığınak Beton Yığınlarından cami Ferahlığına

Geleceği sevgiyle inşa etmek için tüm camilerin girişlerine “Bu Camide Çocukların Dokunulmazlığı Vardır” uyarısı asılmalıdır. Uyarı yetişkinlerin kibrinin geçerli olmadığına yönelik imzalanan toplumsal merhamet sözleşmesi ve direnç mühürüdür. Burası sadece yetişkinlerin değil çocukların ve Allah’ın evidir mesajı net şekilde verilmelidir. Çocukları safların arasına hapseden değil onların neşesiyle safları sıklaştıran anlayış camileri ayakta tutacaktır.

Milli bünyemizi sarsacak katı tutumlar camilerimizi ruhsuz binalara dönüştürme riski taşımaktadır. Çocukların oyununa engel olan her el geleceğin inançlı nesillerine vurulmuş ağır darbedir. Bu anlayıştan vazgeçilmezse yarın secde edecek kimse bulamayacağız.

Çocukların gülüşü ve koşması camilerin en kutsal süsüdür ve süs asla şekilperestliğe feda edilemez.

SADİ ÖZGÜL