Dijital Kimlik Avına “Av” Olmak: Büyük Gözetimin Yeni Yüzü
ABD’nin önde gelen ulaşım güvenliği kuruluşu Ulaştırma Güvenliği İdaresi (TSA), 2024 yılında önemli bir dijital kimlik girişimi için planlarını açıkladı. Bu iddialı plan, dijital kimlik unsurunu çeşitli operasyonel hedeflere dahil etmeyi ve potansiyel gizlilik endişelerine rağmen teknoloji yoluyla yolcu deneyimini geliştirmeyi amaçlıyor. TSA’nın havalimanlarında yüz tanıma teknolojisinin kullanımını geliştirmek için stratejiler belirlemesi, bu stratejinin bir sonraki hedefi olarak TSA kontrol noktalarında dijital kimlikleri, yüz tanıma sistemi ve mobil uygulamalarla doğrulayan mevcut pilot programın en az dokuz noktaya genişletilmesini de içeriyor.
Dijital Kimlik Avı: Şüpheler ve Gizli Planlar
TSA, dijital kimlik yeteneklerini önemli ölçüde büyütmek için bunlarla yetinmedi. Dijital kimlik için kullanılan platformlara bir platform daha eklemeyi planlıyor. Bu, yolcuların artık dijital kimlik gereksinimlerini karşılamak için mobil cihazlar da dahil olmak üzere altı seçeneğe sahip olacağı anlamına geliyor. Ancak kamuoyuna yapılan bu duyuruda bu iyileştirmeler hakkında spesifik ayrıntılar verilmemesi şüpheleri beraberinde getiriyor. TSA bu şüpheleri gidermek için ise, dijital kimlik girişimlerinin yanı sıra PreCheck hizmetinde yüz tanıma sistemlerinin kullanımını genişletmeye kendini adamış olduğunu vurgulamakta.
Sosyal Puanlama Sistemi: Distopik Yönetimin Yeni Aracı

Günümüzde iklim krizi veya başka bir kriz değil, algı krizi yaşanmaktadır. Makalemizde konu ettiğimiz hususun bir sonraki aşaması Sosyal Puanlama Sistemini hayatın her alanında uygulamaya geçirmektir. Bu uygulama ise güvenlik tedbirleri ve iklim gerekçesi ile hayata geçirilmek istenmektedir. Dünyanın birçok büyük şehrinde insanlar sokaklar, okullar, trenler ve hatta umumi tuvaletler de dahil olmak üzere hayatlarının birçok alanında sıkı denetimlere tabi olacaklar. Belirli bir puanın altına düşmeden minimum puanla yaşamak gibi eylemler için vatandaşlık puanları verilecek.
Cezalar ve Sosyal İzolasyon: Düşük Puanlıların Kaderi
Ödüller olduğu kadar cezalar da olacak. Para cezaları, hak kaybı ve kamuya karşı hareket edenler, borçlarını ödemeyenler, suç işleyenler veya hükümet karşıtı davranışlarda bulunanlar için cezalar buna benzer cezalar yer alacak. Kara listesi de olacak vatandaşlık dijital puanlama sistemi ile düzenleyecekleri katalog suçlar kapsamına giren eylemleri işleyen kişilerin kredi notu düşülecek ve şehrin kamuya açık alanlardaki dijital reklam panolarında isimlerinin ilan edilmesi gibi sorunlarla karşılaşacaklar. Bu aynı zamanda psikolojik tahribata yol açacak ve suç oranlarını da artıracaktır.
Çin Modeli ve Küresel Şeytanların Hedefleri
Sistem düşük puanlıların sosyal izolasyonuna bile izin vererek yüksek puanlıları düşük puanlılardan ayıracak. Düşük puanına sahip biri için ev sahibi olmak tatlı bir hayale dönüşecek. Daha düşük puanlardaki biri şehir dışına seyahat amacıyla uçak ve tren bileti dahi alamayacak, özel aracına benzin alamayacağı içinde şehir dışına çıkamayacak. Hatta tuvalette bir adet havlu peçete için yüz taraması istenecek, eğer ikinci peçete isterse puan kaybetmeyi göze alacak. Bu uygulamaların bazıları Çin’de hayata geçirildi bile.
Bankacılık ve Karbon Ayak İzi: Köleleştirme Aracı
Bankalar da bu işin içine dahil edilmeye çalışılmaktadır. Bunu da karbon ayak izi uygulamalarının bankacılık ve finans sektörüne entegre edilmesinde görmekteyiz. Düşük puanı olan bireyleri parasız bırakarak köleleştirmek amacıyla yeni dönemde ciddi yaptırımlara maruz bırakacaklardır. Faizsiz İslami görüntüsü çizmeye çalışan bankaların bile bu işin içinde olması dikkatlerden de kaçmıyor. Bu yeni uygulama WEF’in açıkladığı Plan 2030‘un gizli gündemidir. Bu planla bireylerin tüketimden seyahate, ulaşımdan eğitime kadar pek çok alanda davranışlarını kısıtlamalarına yol açacaktır.
YORUMCALAR
TSA dijital kimlik yeteneklerini önemli ölçüde büyütmek için bunlarla yetinmedi. Bunun için de dijital kimlik
