Gazzeli, DoğuTürkistanlı, Arakanlı Çocukların Kurban Bayramı

Müslüman Maskeli Devletlerin Gazze İhaneti

İnsanlık tarihinin en aşağılık ihanetlerinden biri, Müslüman kimliği taşıyan ülke yöneticileri eliyle Gazze’de sergileniyor. Soykırım ve katliam karşısında sergilenen bu derin acizlik, toplumun vicdanında onarılmaz yaralar açtı. İki milyar Müslüman’ın varlığına güvenen kitleler, yöneticilerin İsrail ile kapalı kapılar ardında yaptığı kirli pazarlıklarla sarsıldı.

Gazze’nin çocukları ve yetimleri, siyasi çıkarlar uğruna yalnızlığa ve ölüme terk edildi. Doğu Türkistan ve Arakan’da yaşanan sistematik sessizlik, bugün Gazze sokaklarında kanlı bir gerçek olarak tekrarlanıyor. Müslüman maskesi takanların bu ihaneti, tarihe silinmeyecek kara bir leke olarak kazındı. Mazlumların çığlığı, koltuk sevdasının gürültüsü altında bilinçli olarak boğuluyor.

Azerbaycan’ın Safı Ve Yakıt Sağlanan Katliam

Kardeş olarak bilinen Azerbaycan’ın, soykırımcı İsrail uçaklarına yakıt sağlaması vicdanları darmadağın eden bir gerçektir. Müslüman Türk kimliği taşıyanların, katliam şebekesinin yanında saf tutması kabul edilemez bir sapmadır. Bu enerji iş birliği, dökülen her damla kanda pay sahibi olmak anlamına geliyor. Stratejik ortaklık kılıfı, bu büyük vebali örtmeye yetmiyor.

Gazze’nin üzerine bomba yağdıran uçakların deposunu doldurmak, kardeşlik hukukuna vurulmuş en ağır darbedir. Siyonist rejimin lojistik merkezi haline gelen yapılar, İslam dünyasının kalbine hançer saplıyor. Bu kirli ittifak, mazlumların ahı karşısında er ya da geç hesap verecektir. Ekonomik çıkarların inanç ve insanlık değerlerinin önüne geçmesi, toplumsal bir çöküşün işaretidir.

Türkiye’nin Acizliği Ve Sahte Mücahitlik Pozları

Türkiye, soykırım karşısında beklenen kararlı duruşu sergileyemeyerek büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Yaralıların ve yetimlerin kurtarılması önerisine bile ilk karşı çıkanlar, kendisini “Müslüman” olarak tanımlayan çevreler oldu. Gazze direnişini kendi siyasi ikballeri için kullananlar, kahramanlık payı devşirme peşinde koşuyor. Bu samimiyetsizlik, halkın adalete olan güvenini temelinden sarsıyor.

Mücahitlik kisvesi altında yürütülen bu tiyatro, gerçek mağdurların acısını daha da derinleştiriyor. Söylemde sert, eylemde ise etkisiz kalan politikalar, zalimin elini güçlendirmekten başka bir işe yaramıyor. İnsani yardım koridorları bile bürokratik engellere ve siyasi hesaplara kurban ediliyor. Türkiye’nin bu pasif tutumu, bölgesel liderlik iddiasını her geçen gün biraz daha zayıflatıyor.

Doğu Türkistan’dan Gazze’ye Uzanan Yalnızlık

Doğu Türkistanlı Müslüman Türklerin uğradığı soykırıma karşı takınılan sessiz tavır, bugün Gazze’nin kaderi haline getirildi. Arakan’dan Filistin’e kadar uzanan bu yalnızlık zinciri, İslam dünyasının stratejik bir iflasıdır. Mazlumlar arasında ayrım yapan ve sadece işine geldiğinde ses çıkaran bir anlayış hâkim oldu. Bu tutarsızlık, küresel güçlerin iştahını kabartan en büyük zaafımızdır.

Çocuklar ve kadınlar göz göre göre kurban edilirken, dünya sadece izlemekle yetiniyor. Coğrafyalar değişse de zalimin yöntemi ve mazlumun kimsesizliği hiç değişmiyor. Kültürel ve fiziksel imha operasyonları, Müslüman liderlerin masalarındaki ticaret hacmi kadar değer görmüyor. Bu vicdani körlük, gelecekte tüm İslam coğrafyasını hedef alacak büyük felaketin habercisidir.

Bayramı Cennete Kalan Çocukların Büyük Utancı

Kurban Bayramı, Gazze ve Doğu Türkistan’ın çocukları için bir kutlama değil, bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü. İbrahim, İsmail ve Hacerlerin mirası, bugün bombalar altında can veren masumların omuzlarındadır. Bu bayramda yaşanan büyük utanç, tüm insanlığın ve özellikle Müslüman toplumların ortak vebalidir. Özür dilemek, dökülen kanları geri getirmeye yetmese de bir vicdan borcudur.

Cennete ertelenen bayram sevinçleri, yeryüzündeki adaletsizliğin en acı kanıtıdır. Çocukların katledildiği bir dünyada hiçbir kutlama tam ve gerçek olamaz. Bu utançla yaşamak, sessiz kalan her birey için ağır bir yük haline gelmiştir. Mazlumların hakkını savunmayan her el, zalimin zulmüne ortak olmuş sayılır. İnsanlığımız, bu büyük imtihan karşısında sınıfta kalmış durumdadır.

Stratejik Eylem Önerileri Ve Vicdani Yol Haritası

İslam ülkeleri, İsrail ile olan tüm askeri ve enerji iş birliklerini derhal ve koşulsuz olarak sonlandırmalıdır. Gazze ve Doğu Türkistan için ortak bir savunma ve koruma gücü oluşturulması hayati bir zorunluluktur. Hamaset dolu nutuklar yerini, zalimi ekonomik ve siyasi olarak felç edecek somut yaptırımlara bırakmalıdır. Halkın vicdanı, yöneticileri bu adımları atmaya zorlayacak kadar güçlü bir baskı oluşturmalıdır.

HALİS ÖZDEMİR