Yeni Yıl Duası: Bir İhanet Mi, Yoksa Gerçeklerin Acı Yüzü Mü?
Yılbaşı kutlamanın “haram” olduğu fısıltıları arasında, yeni bir seneye girerken kendimize, inananlara ve tüm insanlığa yönelik bir dua yükseliyor. Bu dua, sadece bir dilek değil, aynı zamanda yüzleşilmesi gereken acı gerçeklerin bir yansıması. Zira, “yılbaşı kutlamak haram” diyenlerin bile hayatlarını miladi takvime göre düzenlemesi, bu çelişkinin en çarpıcı örneği. Doğumdan ölüme, tatilden ibadete kadar her şey miladi takvimin gölgesinde yaşanırken, bu ikiyüzlülük nereye kadar sürecek?
Miladi Takvim Ve İkiyüzlülüğün Perdesi
Her ne kadar “yılbaşı kutlamak haram” denilse de, hayatımızın her anı miladi takvimle iç içe. Doğum tarihlerimiz, ölülerimizin mezar taşlarındaki ölüm tarihleri, tatil planlarımız, iş takvimimiz, kandillerimiz, mevlidlerimiz, hatta yedilerimiz, kırklarımız, elli ikilerimiz bile bu takvime göre ayarlanıyor. Herhangi bir cami müdavimine veya dergahın dervişine “hicri takvime göre hangi aydasın?” diye sorsak, alacağımız cevap büyük ihtimalle bir sessizlik olacaktır. Bu durum, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değil.
Yeni Yıl, Yeni Umutlar Ve Acı Gerçekler
Yılbaşı kutlamayalım, tamam. Ancak realiteyi kabul edip kendimizi kandırmaktan vazgeçmeliyiz. Tepe tepe kullandığımız miladi takvimin başlangıç gününde yeni umutlar beslemek, yenilenmek, kendimizi sorgulamak, tövbe etmek ve daha güzel bir dünya için çalışmak neden günah olsun? Bu, bir motivasyon kaynağı olarak görülmeli. Rabbimizin bu tür dualara kayıtsız kalacağını düşünmek, inancımıza da aykırı.
İnsanlığın Azaldığı Bir Çağda Dua
Allah’ım, miladi yeni yılda insanlığımızı artır. İnsanı insana, insanı tabiata, insanı hayvana, insanı kendine hayır eyle. İnsanın çoğaldığı ama insanlığın azaldığı bu zamanlarda, insanlığımızı çoğalt. Yiyecekler, içecekler, giyecekler, imkanlar arttığı oranda, yetimlerin sayısı da artıyor. Yetimlerin sesini duyacak kulaklar, hallerini görecek gözler, hallerine ağlayacak ve çare olacak özler ver bize.
Karanlıkların Gölgesinde Güç Ve İktidar
İnsanların ve toplumların, özellikle de Yahudilerin ve onların eline düşen dünya egemenlerinin kendi içlerindeki karanlıklarından diğer insan kardeşlerine zifiri geceler ördüğüne şahit oluyoruz. İnsana ve toplumlara birbirine güneş olmayı nasip et. İnsan ve toplumların kendi içlerindeki cehennemlerin ateşlerinden insan kardeşlerine cehennemler kurduklarına şahit oluyoruz. İnsanların ve toplumların birbirlerine cennet olmalarını nasip et.
Gücün Ahlakı Ve İktidarın Tevazusu
İnsan, toplum ve iktidarlar güçlendikçe güçlerini “Sen” zannediyorlar veya “Sen”i güç zannediyorlar. Her türlü adaletsizliği, ahlaksızlığı, zulmü Senin adına işleyebiliyorlar. İnsanlara, toplumlara, iktidar sahiplerine gücün ahlakını, iktidarın tevazuunu öğret. Senin gücünün zalimler ve zalimleşenler için olduğunu, kendilerinin de bundan muaf olmadıklarını idrak ettir. Güç tutkusundan, güç bağımlılığından insanı ve toplumları halas eyle.
Dinlerin Çelişkileri Ve İnsaf Çağrısı
Selefimize hakiki selef olup sünneti üretmeyi, sufimize hakiki gönül ehli olup gönüller yapmayı, şiimize hakikatin hakiki taraftarı olup ehli beyt ruhunu yaşamayı, sünnimize geleneğin çöpünü taşımaktan vazgeçip işe yarar kısmını taşımayı nasip et. Diğer din ve inançlardaki insan kardeşlerimize de insaf ver. Budist kardeşlerimize, Buda’nın “öfkeyi sevgiyle kötülüğü iyilikle yen” diyen öğretisini içselleştirip hayatlarına hakim kılmalarını; İsevi kardeşlerimizin, “düşmanın acıkmışsa onu doyur, susamışsa su ver” ayetini hatırlamalarını;
Musevi kardeşlerimizin, “Öldürmeyeceksin” emrine uymalarını; hiçbir dine inanmayan insan kardeşlerimizin din düşmanlığından kurtulup dinci ve dincilik düşmanı olmalarını, İslam dininin asıl düşmanlarının dinciler ve dincilik olduğunu anlamalarını sağla.
Yeryüzünü Cennete Çevirme Duası
Yeryüzündeki tüm insanların iyi yanlarından, özlerindeki iyilikten, yarattığın gibi iyi kalabilmiş fıtratlarından hasıl olan iyilikle bu gezegeni adalet yurduna, merhamet yurduna, şefkat yurduna, barış yurduna çevirmeyi biz kullarına nasip eyle. Gününü, ayını, yılını, doğumunu, ölümünü, tatilini Hristiyanın takvimine göre düzenlerken hiç rahatsız olmayıp, “hayırlı seneler” diyen kardeşlerine “Hristiyanlara benzemek günahtır!” diye gürleyen Müslüman kardeşlerimize iz’an ver.
Takvim Çelişkisi Ve Bilinçsizlik
Yıl boyu “kendi hicri takviminin” kaçı gösterdiğini bile bilmeyen kardeşlerimizin, yılın son günlerinde birdenbire “Hristiyan takvimi” kullandığını fark etmelerindeki “hikmeti” anlamamızı sağla! Kurban ve Ramazan Bayramı’yla ilgili bilgisi folklorik düzlemden öte geçmeyen, cuma günüyle ilgili bilgisi ise arka fonuna Kabe çekilmiş “hayırlı cumalar” mesajından öte gitmeyen bıçkın ve ateşli mümin kardeşlerimize bayramın ve cumanın ne olduğunu anlamayı, Hristiyanların Noel Bayramı’na küfür edince sevap kazanılmadığını, bilakis günah kazanıldığını idrak ettir.
RAMAZAN YAMAN
