Küresel Jeopolitik Denklem ve Türkiye’nin Stratejik Geleceği

Küresel Jeopolitik Denklem ve Türkiye’nin Stratejik Geleceği

Avrasya Stratejik Araştırmalar Vakfı (ASAV) Başkanı Murat Doğanay liderliğinde düzenlenen ASAVTALKS serisine Emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı konuk oldu. CHP eski milletvekili Faik Tunay’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturuma iş dünyasının önemli isimleri, STK başkanları, üst düzey bürokratlar, strateji gruplarından temsilciler ve basın mensupları katıldı.

Yaycı, konuşmasına dünyanın gündemine oturan Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasının perde arkasını anlatarak başladı. Ayrıca bu durumun Türkiye’de yaratacağı tehlikelere ve İran’da Türk bölgelerine uygulanan sistematik engellerin, kurulmak istenen Büyük İsrail Projesi’ne (Siyonistan) nasıl hizmet ettiğine değindi.

Yaycı: “Venezuela Olayında Gördük ki, BM Sistemi İflas Etmiştir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” sözünü hatırlatan Yaycı, ABD’nin kendi kurduğu Birleşmiş Milletler Örgütü’nün 51. maddesini ihlal ettiğini söyledi. Bu maddeye göre, “Birleşmiş Milletler üyelerinden birine karşı silahlı saldırı olursa, Güvenlik Konseyi uluslararası barış ve güvenliği sağlamak için önlemler alana kadar, bu üyenin bireysel veya toplu meşru müdafaa hakkı zedelenemez.” Yaycı, ABD’nin bu kuralı çiğnediğini vurguladı.

Ayrıca ABD’nin Viyana Sözleşmesi ve NATO’nun 5. maddesini de hiçe sayarak anayasal suç işlediğini belirtti. BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinin ise bu hegemonya hırsına karşı sessiz kaldığını ifade etti.

Venezuela’da Asıl Mesele Uyuşturucu Değil, Petrol!

Yaycı, Trump’ın Maduro’yu bir uyuşturucu suçlusu olarak yakalattığını söylediğini ancak gerçek sebebin Venezuela’nın dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip olması olduğunu açıkladı. Operasyonun Delta Force tarafından yapıldığı açıklansa da, aslında DEA ekipleri tarafından gerçekleştirildiğini belirtti.

Venezuela, dünyanın en yüksek petrol rezervlerine sahip ülkesidir. Ayrıca altın yataklarına ev sahipliği yapar ve Caracas limanını ticarette kullanır. Çin, Rusya, İran ve Türkiye ile yüksek hacimli ticaret yapmaktadır. Operasyonun denizden çıkarma yoluyla kolayca sonuçlandığını ve bunun jeostratejik açıdan limanı olmayan Peru, Bolivya, Arjantin gibi Latin Amerika ülkelerini de etkileyeceğini söyledi.

Sonraki Hedef: Arctic – Grönland

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela operasyonundan sonra Danimarka’ya bağlı Grönland’a göz dikti. Grönland’ın Danimarka’dan koparılıp alınabileceğini belirtti. Ancak Danimarka’nın BM ve NATO üyesi olması nedeniyle doğrudan müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.

Grönland, stratejik konumu nedeniyle ASAV’ın stratejik araştırmalarında da önem kazanmıştır. Çin’in İpek Yolu güzergahının iklim değişikliği ve kutupların ısınmasıyla açılacak su yolları sayesinde, buradan geçen gemilerin maliyetinin %40 azalacağı ve deniz ulaşımının yarı yarıya kısalacağı öngörülmektedir.

Grönland’da derin deniz (Deep Sea Offshore) platformları bulunur. Burada doğalgaz ve petrol rezervleri vardır. Ardından Svalbard gelir; burası küresel ata tohum bankasının bulunduğu ve petrol rezervlerine sahip kuzey Arctic bölgesidir.

Küresel Denklemde Türkiye

Venezuela’dan sonra Grönland, Svalbard ve İran tehlikeleri peş peşe gelmektedir. Türkiye’nin güneyinde Suriye’de SDG-YPG ve Suriye Milli Ordusu (SMO) arasında bir ateş çemberi oluşmuştur. Yönetilemeyen bu kaos ortamında, nüfusun 5,3 milyonu Türkmen, 1,7 milyonu ise ithal edilen Kürt ve Araplardan oluşmaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin Türkmen hattıyla kardeşlerimizle daha sıcak ilişkiler kurması gerekmektedir.

Yaycı, İran’ın Urumiye bölgesinin çölleştiğini ve PJAK’ın Kürdistan kılıfı altında Siyonistan kurulması projeleri yaptığını söyledi. İran ve Suriye’de vekalet savaşlarıyla İsrail’in önünün açıldığını vurguladı. Ayrıca İsrail-Yunanistan görüşmelerinin hemen ardından Libya Genelkurmay Başkanı ve ekibinin Türkiye ziyaretinden sonra uçağının düşmesini kamuoyuna sordu.

Türkiye’nin, kaoslar içinde paktlar ve ittifaklar kurarak bölgesel oyun bozucu konumundan küresel oyun kurucu duruma yükselmesinin elzem olduğunu belirtti. Coğrafya ve jeostratejik konumun bunu gerektirdiğini ifade etti.

Ulus Devlet, Milli Devlet

Anayasa’nın 66. maddesi üzerinden oyunlar kurulduğunu, etnik kimlikler üzerinden Türksüzleştirme yollarının denendiğini belirten Yaycı, ordunun kesinlikle cemaatleşmemesi gerektiğini söyledi. İçeride karşıt gruplar olursa milli çizginin bozulacağını ve Irak, Libya, Venezuela, Suriye gibi örneklerin yaşanabileceğini vurguladı. Güçlü devletin güçlü ordu ile mümkün olduğunu ifade etti.

Türkiye’yi sıkıştırmak için üç ana plan olduğunu söyledi: vekil örgütler, hukuk ve insan hakları, ekonomik baskı. FETÖ gerçeğinin tamamen temizlenmediğini defalarca vurguladı.

Türkiye’nin ABD, İngiltere ve 1417’lere kadar uzanan resmi arşivlerde isminin geçtiğini, Osmanlıcılık veya yeni nesil Osmanlıcılık gibi kavramlarla farklı oyunlara çekilmek istendiğini özellikle belirtti.

Abdülhamit’in 1876’da “Devletin dili Türkçedir, Türk değilsen devlette istihdam edilemezsin” dediğini hatırlattı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşlülüğüyle ordu ve kurumların millileşmesinin her zamankinden önemli olduğunu söyledi. Anadolu Türk yurdunun dünya jeopolitik ekseninde merkez olduğunu vurguladı. Bu bağlamda Kıbrıs, Mavi Vatan ve Libya ile denizden komşuluğumuzun yeni paktlar açmamızı ve dengeli siyasetle büyümemizi güçlendireceğini ifade etti.

Kapanış Konuşması

ASAV Genel Başkanı Murat Doğanay, “Aklımız, fikrimiz Türkiye” diyerek, en önemli konuları hızla ele alıp sonuçlar üzerinden değerlendirmeler yapmanın bu düşünce kuruluşunun önceliği olduğunu belirtti. Dünyanın ateş çemberine doğru gittiği bu dönemde uyanık ve sorgulayıcı olmanın önemini vurguladı. Uyuyanların sonunun hazin olacağını söyledi.

YORUMCALAR…