Kutsal Değerleri Yağmaya Kalkan Yapanlar
İBB meclis çatısı altında patlak veren burs skandalı, inanç sömürüsünün geldiği son noktayı ibretle gözler önüne seriyor. Milyonluk paraları cebe indirenlerin başörtüsü arkasına sığınması, manevi değerlerin nasıl hoyratça harcandığını kanıtlıyor. Kamu kaynaklarını talan eden zihniyet, kutsal sembolleri suçlarını örtmek için kalkan yaparak ahlaki iflasını ilan ediyor.
Sessiz Kalarak Suça Ortak Olan Camialar
Milyonluk vurgunlar karşısında dut yemiş bülbüle dönen İslami yapılar, sessizlikleriyle bu büyük vebale resmen ortak oluyorlar. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan misali, dernekler ve vakıflar neden tek kelime dahi etmiyor? Kendi mahallelerinden çıkan hırsızlığı görmezden gelenler, İslamiyet’in adalet anlayışını kendi elleriyle yok ederek manevi bir yıkıma zemin hazırlıyorlar.
Dürüstlükten dem vuran yazar çizer takımı, akçeli işler söz konusu olunca neden kalemlerini kırıp köşelerine çekiliyor? Bacılarımızın kutsal örtüsünü kirli paralarına kılıf yapanlara karşı çıkmayan her yapı, aslında özünden kopmuş demektir. Peygamberin adalet sancağını yere düşüren sözde dindarlar, bugün sessiz kalarak aslında kimlerin safında durduklarını açıkça ilan etmiş sayılmazlar mı?
Amaca Giden Her Yolu Mübah Gören Zihin
Makyavelist düşünce yapısı, siyasal İslamcı maskesi takanların ruhuna bir virüs gibi sızarak tüm ahlaki sınırları yerle bir etti. Kendi çıkarları için her türlü manipülasyonu meşru gören karanlık zihniyet, devleti adeta bir ganimet sofrasına çevirdi. Rejimi suçlayıp haramı helal kılan çarpık mantık, dini değerleri sadece birer kullanışlı aparat haline getirerek toplumu hızla çürütüyor.
İktidar hırsıyla yanıp tutuşanlar, maneviyatı sadece kitleleri uyutmak için kullanılan bir uyuşturucu gibi pazarlamaya devam ediyorlar. İnsani ve İslami olmayan yöntemlerle beslenen yapı, direnç gösteren her türlü etik değeri de hızla tasfiye etmektedir. Ahlaki kayıtsızlığın zirve yaptığı noktada, inançlı insanların samimiyetini sömüren bu profesyonel istismarcılara karşı daha ne kadar sabır gösterilecek?
Liyakatsiz Kadroların Bürokratik İstilası
Eğitim sistemini felç ederek yandaş vakıf üniversitelerinden mezun ettikleri düşük kapasiteli kitleleri devletin en kritik noktalarına yerleştirdiler. Parayı bastıranın diploma aldığı sistemde, zekası yetersiz ama sadakati tam olanlar bürokrasiyi adeta bir işgal kuvveti gibi sardı. Liyakatin yerini alan bu devşirme kadrolar, kamu yönetimini niteliksizliğin ve yolsuzluğun bataklığına sürükleyerek geleceğimizi karartıyor.
Ayakların baş yapıldığı düzende, gerçek uzmanlar dışlanırken vasatlık en büyük erdem olarak topluma dayatılmaya başlandı. Devletin idari mekanizmalarını ele geçiren yetersiz güruh, sadece kendi ceplerini doldurmakla kalmayıp milli güvenlik duvarlarımızı da içeriden yıkıyor. Bilgi yerine torpile yaslanan bu istilacı zihniyetin, ülkeyi uçuruma sürükleyen kararlarına daha ne kadar seyirci kalınacak ve bu çürüme nasıl durdurulacak?
Türkiye Güvenliği Ve Yerel Yansımalar
Milli güvenlik sadece sınır hatlarında değil, devletin içindeki ahlaki çöküşle de doğrudan ilgili olan hayati bir meseledir. Kamu kaynaklarının yandaşlara peşkeş çekilmesi, toplumsal barışı dinamitleyerek dış tehditlere karşı iç cephemizi zayıf ve savunmasız bırakıyor. Coğrafyamızın zorlu şartlarında ayakta kalmak için gereken dürüst yönetim anlayışı, bu rant şebekeleri tarafından her gün biraz daha baltalanıyor.
Halkın devlete olan güvenini sarsan yolsuzluklar, aslında en büyük beka sorunudur ve acilen müdahale edilmesi gereken bir yaradır. Adaletin olmadığı yerde kaosun tohumları yeşerir ve bu durum düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürmekten başka hiçbir işe yaramaz. Kendi içindeki hırsızı cezalandıramayan bir millet, küresel güçlerin oyuncağı olmaktan nasıl kurtulacak ve onurlu geleceğini tekrar nasıl inşa edecek?
Boşa Çıkan Emekler Ve Büyük Hayal Kırıklığı
Yıllarca verilen hak mücadelesinin sonunda ortaya çıkan manzara, samimi insanların emeklerinin nasıl acımasızca sömürüldüğünü gösteren bir trajedidir. Başörtüsü özgürlüğü için ter dökenler, bugün bu örtünün altında yapılan soygunları gördükçe derin bir hicap ve öfke duyuyorlar. Soros fonlarıyla devşirilen sözde İslamcıların, geçmişin mirasını nasıl birer birer sattıklarını izlemek hepimiz için büyük bir yıkım oldu.
SADİ ÖZGÜL

One thought on “Kutsal Değerleri Yağmalayan Makyavelist Başörtücülük !?”