Suriye’de Yeni Ordu Ve Grupların Tasfiye Süreci
Suriye Milli Ordusu bugün Ayn El Arap sınırlarını kuşatarak stratejik bir hamle yaptı. ABD destekli unsurlar bölgedeki üslerini hızla boşaltırken özgürleşme haberleri yaklaşıyor. Türk komandoları ve topçu birlikleri sınır hattı boyunca en kritik noktalara yerleşti. Batı dünyası bu büyük askeri operasyon hazırlığı karşısında derin endişeler taşıyor.
Korkunun ecele faydası yok; Türkiye bölgedeki oyun kurucu rolünü sürdürüyor. HTŞ dahil hiçbir muhalif yapı Ankara’nın stratejik kararlarına karşı koyma şansına sahip değildir. Soçi mutabakatı ile denetim görevi Türkiye’ye verilmiş ve güvenli bölgeler oluşturulmuştur. Bölgedeki tüm askeri ve siyasi dengeler artık yeniden inşa ediliyor.
HTŞ’nin Dönüşümü Ve Ankara İle Stratejik Bağları
HTŞ lideri Golani geçmişteki radikal köklerinden uzaklaşarak meşruiyet arayışına girdi. Grubun İdlib’deki yönetim yapısı artık Şam için bir model olarak sunuluyor. Türkiye bu yapının güçlenmesinde ve ayakta kalmasında en belirleyici dış aktör oldu. İnsani yardımdan enerjiye kadar tüm lojistik destek Türkiye üzerinden sağlandı.
Katar gibi Arap ülkelerinin fonlamasıyla HTŞ ekonomisi büyük ölçüde ayakta tutuldu. Türk güvenlik birimleri grubun ileri gelenlerini sürekli izleyerek diyalog kapısını açık bıraktı. HTŞ bünyesinde sadece Araplar değil Türkmen ve Kürt gruplar da yer alıyor. Bu karmaşık yapı Suriye’nin geleceğinde otoriter bir güç olmayı sürdürüyor.
Doğu Türkistanlı Savaşçılar Ve Suriye’deki İstiklal Arayışı
Suriye sahasında savaş deneyimi kazanan binlerce Doğu Türkistanlı Türk bulunuyor. Bu savaşçılar Çin zulmünden kaçarak kendi vatanlarından binlerce kilometre uzakta huzur arıyor. Türkistan İslam Partisi mensupları bölgede yerleşim alanları oluşturarak askeri tecrübelerini her geçen gün artırıyor. Ortak gayeleri bir gün geri dönüp kendi istiklal savaşlarını başlatmaktır.
Sayıları aileleriyle birlikte yirmi bini bulan bu kitle azımsanmayacak bir güçtür. Çin yönetiminde bulamadıkları adaleti kan dökerek ve can vererek Suriye’de arıyorlar. Bu savaşçılar HTŞ saflarına monte edilerek bölgedeki çatışmaların en ön saflarında yer aldılar. Suriye onlar için hem bir sığınak hem de büyük bir eğitim kampıdır.
Batı Medyasının Golani Güzellemesi Ve Gizli Fitne Tohumları
Batılı medya kuruluşları bir anda Golani’yi keşfederek ona sahte bir itibar kazandırdı. Amaçları bu lideri pohpohlayarak Türkiye ile arasını açmak ve yeni çatışmalar yaratmaktır. ABD merkezli enstitüler HTŞ liderini sanki bir kurtarıcı gibi dünya kamuoyuna pazarlamaya çalışıyor. Bu riyakâr tutum bölgedeki istikrarı bozmaya yönelik sinsi bir hamledir.
İngiliz istihbarat kaynakları gruplar arasındaki güç mücadelesini körüklemek için yoğun mesai harcıyor. HTŞ ve SMO arasındaki geçmiş gerilimler sürekli hatırlatılarak yeni fitne tohumları ekiliyor. Kimin ekmeğini yerlerse onun kılıcını sallayan bu odaklar Suriye’de kaosun sürmesini istiyor. Medya manipülasyonuyla bölgedeki uzlaşı çabaları baltalanmak isteniyor.
Grupların Dağıtılması Ve Savunma Bakanlığına Entegrasyon Planı
Golani Suriye’deki tüm isyancı grupların dağıtılacağını ve tek bir ordu kurulacağını açıkladı. Savaşçılar artık Savunma Bakanlığı çatısı altında yasalara tabi olarak görev yapacaklar. Devrimci zihniyetten devlet zihniyetine geçiş süreci bu planın en temel parçasını oluşturuyor. Mezhepler arası çatışmaları engellemek için birlik çağrıları her geçen gün artıyor.
Bu entegrasyon süreci Suriye’nin yeni düzenini tanımlamada hayati bir öneme sahiptir. Ancak farklı ideolojilere sahip grupların tek bir çatı altında toplanması zordur. SMO içindeki fraksiyonlar ile HTŞ arasındaki güven sorunu hala varlığını koruyor. Silahlı grupların lağvedilmesi bölgedeki çatışma potansiyelini azaltabilir veya yeni krizler doğurabilir.
Türkiye’nin Endişeleri Ve Suriye’nin Belirsiz Geleceği
Ankara Esad sonrası dönemde Suriye’nin yeni düzenini belirlemede en kritik rolü oynayacaktır. SDG ve PKK bağlantılı terör grupları Türkiye için hala en büyük tehdittir. Kendi çıkarları tehlikeye girerse Türkiye askeri ve politik müdahaleden asla çekinmeyecektir. Suriye Milli Ordusu’nun bölgede yapacağı daha çok iş ve temizlik bulunuyor.
BM ve Batılı hükümetlerin terör listeleri bu süreçte yeniden gözden geçiriliyor. HTŞ’nin bu listelerden çıkma ihtimali uluslararası diplomaside yeni bir tartışma başlattı. Suriye’nin geleceği sadece bir grubun veya liderin eline bırakılamayacak kadar karmaşıktır. Bölgedeki belirsizlikler sürerken Türkiye’nin kararlı duruşu istikrar için tek umut kaynağıdır.
ÖMÜR ÇELİKDÖNMEZ
