Postmodern Emperyalizm Tuzağı

Postmodern Emperyalizm Kıskacında Milli Birlik Mücadelesi

Sayın Devlet Bahçeli’nin, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın mecliste konuşabileceği ve umut hakkından yararlandırılabileceği yönündeki açıklaması, siyasi gerilimi zirveye taşımıştır. PKK, DEM Parti ve Cumhur İttifakı bileşenlerinin zımni dil kullanarak gerçek niyetlerini gizlemesi kutuplaşmayı derinleştiriyor. Belirsizlik ortamı, toplumsal huzuru tehdit eden karanlık senaryolara zemin hazırlamaktadır.

Milletin geleceği üzerine yapılan pazarlıklar, kapalı kapılar ardında yürütülen sinsi stratejilerin parçasıdır. Terörle müzakere edilemeyeceği gerçeği, tarihsel tecrübelerle sabitken, atılan adımlar büyük riskler barındırıyor. Acaba siyasi aktörler, toplumsal tepkiyi hiçe sayarak hangi küresel ajandaya hizmet ediyor? Belirsiz vaatler, ülkeyi kaosa sürükleyecek tehlikeli bir yolun başlangıcıdır.

Muğlak Talepler Uluslararası Hukukun Çarpıtılması

DEM Parti ve PKK, demokratik cumhuriyet ile eşit yurttaşlık kavramlarını kalkan yaparak somut içerikleri belirsiz bırakmaktadır. Yerel yönetimlere özerklik talebi, aslında halkların kendi kaderini tayin etme ilkesi altında gizlenen bir bölünme arayışıdır. Ancak Birleşmiş Milletler Şartı, self-determinasyon ilkesini sömürge halklarıyla sınırlandırarak ülke bütünlüğünün korunmasını şart koşar.

Uluslararası hukuk, egemen devletlerin siyasi birliğini bozacak yorumlara asla izin vermez. 1974 tarihli BM kararı ve 1993 Viyana Bildirgesi, ayrılıkçı taleplerin hukuki dayanağı olmadığını açıkça belirtmektedir. Hak arayışı maskesiyle sunulan bölücü ajanda, evrensel hukuk normlarını çarpıtarak meşruiyet kazanmaya çalışıyor. Hukukun arkasına saklanan sinsi planlar, milli egemenliğimizi hedef almaktadır.

Cevapsız Sorular Toplumsal Gerçekliğin Duvarı

DEM Parti, mecliste temsil edilen bir yapı olarak demokratik cumhuriyet talebiyle tam olarak neyi hedeflemektedir? Kürt etnik kimliğine sahip vatandaşlar, hangi ayrımcı yaptırımlarla karşılaşmaktadır? Adalet, eğitim ve ekonomi alanındaki eksiklikler tüm kesimleri etkilerken, sorunları etnik kimliğe indirgemek büyük bir samimiyetsizliktir.

Milletin desteğini almayan tartışmalardan sonuç elde etmek mümkün değildir. Siyasetçiler, geçici görevliler olarak mevcut kanunlara ve geleneklere uymak zorundadır. Teröre taviz vererek sorunların çözülemeyeceği, yakın tarihimizdeki acı örneklerle kanıtlanmıştır. Binlerce yıllık inanç birliğini ve ortak yaşam kültürünü göz ardı edenler, emperyalist emellere hizmet etmektedir.

Statü Talepleri Bölücülüğün Gizli Yüzü

Pervin Buldan’ın Suriye’deki statü kazanımını Türkiye’ye taşıma arzusu, özyönetim arayışlarının itirafıdır. Siyasi literatürde statü hakları, bağımsızlık talep etme eğilimini ve kamusal alan yaratma çabasını ifade eder. Tam ayrılık veya federasyon gibi yapılanmaları içeren talepler, ülke topraklarını kısıtlı bölgelere ayırma niyetini taşımaktadır.

Ayrılıkçı siyaset izleyenler, hangi yetkiyle vatan topraklarını yasaklı hale getirmeye çalışmaktadır? Binlerce yıllık yaşanmışlıkları, evlilikleri ve gelenekleri hangi kriterlere göre sınıflandırabilirsiniz? Toplumun taleplerine dayanmayan siyaset, emperyalist güçlerin güdümlü eylemi haline gelir. Sosyolojik gerçekleri yok sayan her hamle, toplumsal barışa vurulan ağır bir darbedir.

Ulusal Birlik Anayasal Kimliğin Korunması

Postmodern emperyalizm, insan hakları söylemini sömürge anlayışını sürdürmek için kullanmaktadır. Fransa’daki Korsika örneği, ulusal bütünlüğün korunmasının önemini kanıtlıyor. Anayasadaki halk kavramının tüm vatandaşları kapsadığı, etnik tanımlamaların ise birliğe zarar vereceği yargı kararlarıyla sabittir. Yurttaşlık bağı, feodal hukuk anlayışının çok üzerindedir.

ABD Anayasası bile federal yapıya rağmen halkın bütünlüğünü vurgular. Eşitlik kavramı, soyut ve yeknesak hukuk ilkeleriyle tanımlanmalıdır. Etnik kimlik üzerinden hak talep etmek, modern hukuk devletinin temellerini sarsmaktadır. Ulusal kimliğimizi korumak, küresel güçlerin sömürgeci taktiklerine karşı en güçlü savunma hattımızdır.

Türk Milleti Sarsılmaz Bütünlük İradesi

Türk milleti, tüm unsurlarıyla sarsılmaz bir bütündür ve emperyalist zihniyetin güdümündeki siyasetçilere rağmen birliğini korumaya kararlıdır. Kürt kızına sevdadan bizi kim alıkoyabilir? Binlerce yıllık kardeşlik hukuku, yapay sınırlarla ve etnik barikatlarla parçalanamaz. Ortak kaderimiz, küresel güçlerin karanlık koridorlarında değil, milletin sinesinde yazılmıştır.

Geleceğimizi tehdit eden postmodern emperyalizm tuzağına karşı aklıselimle hareket etmeliyiz. Milli aidiyetimizi ve inanç birliğimizi hedef alan saldırılar, ancak topyekun bir duruşla püskürtülebilir. Türkiye, kendi iç barışını küresel cellatların insafına bırakmayacak kadar köklü bir devlettir. Birlik ve beraberliğimiz, en büyük gücümüzdür.

Dr. İBRAHİM ÖZKUŞ