Türkiye ve İran Arasında Örtülü Mücadele Sürüyor…

Irak Bataklığında Enerji Ve Kan Savaşı

Ortadoğu sahnelerinde gözlerden uzak sinsi oyun oynanıyor. Irak toprakları Türkiye ile İran arasındaki mücadelenin merkezidir. Pençe operasyonları sadece terörle mücadele değil hesapların parçasıdır. Bölgesel güç dengeleri enerji yollarını kontrol etme yarışı üzerinden şekilleniyor. Acaba bu tozlu sahnede asıl kurban kim?

Enerji güvenliği ve bölgesel kontrol operasyonun gerçek amacıdır. Yeni boru hatları Rus enerjisine bağımlılığı azaltacak stratejik hamledir. PKK bu projeleri sabote ederek küresel efendilerine hizmet ediyor. Barzani yönetimi ise ekonomik sıkıntılar nedeniyle Türkiye ile işbirliğine mecbur kalıyor. İran bu durumdan duyduğu rahatsızlığı milisleri üzerinden sahaya yansıtıyor.

İran Çöküşü Ve Türkiye Yükseliş Hattı

İran yıllarca Irak üzerinde kurduğu hakimiyeti hızla kaybediyor. Son seçimler Tahran destekli grupların halk nezdinde bittiğini kanıtladı. Şii liderlerin İran’a sırt çevirmesi bölgedeki dengeleri Türkiye lehine değiştirdi. Türk askeri varlığı güçlendikçe İran yanlısı milisler çileden çıkarak tacizlerini artırıyor. SİHA hamleleri bölgedeki çetin güç mücadelesinin en somut yanıtıdır.

Tahran yönetimi azalan etkisini gizlemek için yayılmacılık suçlamaları yapıyor. Oysa asıl yayılmacı olan Irak’ın her köşesine milislerini yayanlardır. Türkiye kendi sınır güvenliğini korurken aynı zamanda enerji koridorlarını savunuyor. Bölgedeki gerilim tırmanırken diplomatik manevralar askeri güçle destekleniyor. İran’ın vekil güçleri üzerinden yürüttüğü bu gölge savaşı artık iflas etmiştir.

Bağdat İkilemi Ve Stratejik Fırsatçılık

Irak merkezi hükümeti Türkiye varlığından rahatsız olsa da PKK tehdidini görüyor. Bağdat yönetimi krizden fırsat yaratarak İran etkisini kırmaya çalışıyor. Ordu birliklerinin PKK bağlantılı gruplara operasyon yapması bu stratejinin parçasıdır. İran destekli milislerin yarattığı kaos Irak devlet yapısını içeriden çürütmeye devam ediyor. Ortak operasyonlar bölgedeki karmaşık ilişkiler ağını iyice geriyor.

YBS gibi yapılar IŞİD bahanesiyle İran tarafından açıkça destekleniyor. Türkiye ve Irak paralel hamlelerle bu terör koridorunu parçalamayı hedefliyor. Bağdat’ın önceliği ülkedeki yabancı milis hakimiyetine son vererek egemenliğini kazanmaktır. Bu tehlikeli oyunda her aktör kendi bekası için hamle yapıyor. Acaba Bağdat bu karmaşadan bağımsız bir devlet olarak çıkabilecek mi?

Türkiye Stratejik Çıkmazı Ve Türkmen Hattı

Ankara çok yönlü stratejiyle hem terörle hem vekillerle savaşıyor. Ancak kısa vadeli askeri başarılar uzun vadeli huzuru garanti etmiyor. Bağdat ile kalıcı ilişkiler kurmak ve Türkmenleri desteklemek zorundayız. Türkmen varlığı bölgedeki milli güvenliğimizin en stratejik ve hayati ileri karakoludur. Diplomatik adımlar atılmazsa askeri kazanımlar sadece operasyonel başarı olarak kalacaktır.

Rusya’nın örtülü onayı bölgedeki küresel aktörlerin çıkar çatışmasını gösteriyor. ABD ise Fırat’ın doğusunda ayrılıkçı terör gruplarını beslemeye devam ediyor. Türkiye bu devasa kıskacın içinde kendi milli yolunu çizmelidir. Sınır ötesi harekatlar diplomatik başarılarla taçlandırılmadığı sürece riskler artacaktır. Küresel güçlerin bu satranç tahtasında piyon olmamak için milli direnç şarttır.

Ortadoğu Kaderi Ve Milli Güvenlik Riski

Coğrafyamız büyük güçlerin çıkar çatışmalarının kanlı merkezi olmaya devam ediyor. Türkiye bölgesel aktör konumunu güçlendirmek için askeri gücünü kullanıyor. Ancak sadece silahla bu bataklıktan çıkmak mümkün görünmüyor. Ekonomik ve diplomatik hamleler kalıcı istikrar için en az mermiler kadar değerlidir. Aksi halde Irak bataklığı ülkemizi de içine çekme potansiyeli taşıyor.

Her adımın bedeli bu zorlu coğrafyada bazen çok ağır oluyor. Milli çıkarlarımızı korurken bölgesel barışı da gözetmek tarihi sorumluluğumuzdur. Gelecek nesillere güvenli bir vatan bırakmak için stratejik aklı kullanmalıyız. Bu gölge savaşında ayakta kalmak için toplumsal bilinç ve farkındalık gerekiyor. Acaba bu büyük oyunun sonunda kazanan gerçekten biz mi olacağız?

Problem Çözüm Ve Mutlak Kontrol Döngüsü

Güç odakları önce kaos yaratıp sonra kendi çözümlerini dayatıyor. Irak’taki istikrarsızlık küresel silah ve enerji baronlarının ekmeğine yağ sürüyor. Türkiye bu kirli döngüyü kırmak için bölgede aktif rol alıyor. Milli güvenliğimiz sadece sınırlarımızda değil sınır ötesindeki bu dengelerde başlıyor. Bilinçli bir farkındalıkla bu küresel operasyonlara karşı dik durmalıyız.

YORUMCALAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir