Demokratür Tiyatrosunda Figüran Olmak Ve Siyasi İntihar
Yeniden Refah Partisi liderinin adaylık sürecindeki ani geri çekilişi siyasi tarihimize korkaklık nişanı olarak kazındı. Yüz bin imzayı toplama sabrını dahi gösteremeyen bir iradenin Milli Görüş davasını temsil etmesi imkansızdır. Perinçek kadar direnç gösteremeyen bu tavır aslında risk almaktan kaçan konforcu zihniyetin dışavurumudur.
Kendi potansiyeline güvenmeyen bir liderin Cumhur İttifakı çatısı altına sığınması siyasi bir teslimiyet belgesidir. Babasının mirasını korumak yerine elini taşın altına koymaktan çekinen bu duruş halk nezdinde itibar kaybına yol açtı. Milli güvenlik kaygılarının arkasına saklanarak yapılan bu hamle aslında özgüven eksikliğinin kanıtıdır.
Küresel Elitlerin Kurduğu Tuzak Ve Milli Görüş
Necmettin Erbakan yaşasaydı bugün sergilenen bu orta oyununa asla izin vermez ve üçüncü yolu açardı. Siyonist odakların ve küresel elitlerin dayattığı iki kutuplu sistem aslında halkı narkozlayan bir demokratür düzeneğidir. Bu düzende seçmen kendi iradesiyle karar verdiğini sanırken aslında önceden kurgulanmış senaryoyu oynamaktadır.
Etnik ve mezhepçi temellere dayalı adayların yarıştırılması emperyalizmin geliştirdiği devasa bir sömürü sanayisinin ürünüdür. Halkın yönetime alet edildiği bu tiyatroda gerçek seçenekler kasten yok edilerek kitleler manipüle edilmektedir. J.R. Erbakan ise bu büyük resmi okumaktan aciz kalarak sistemin dişlileri arasında ezilmeyi seçti.
Horoz Dövüşü Ve Emperyalizmin Kirli Oyunları
Türkiye’deki mevcut siyasi kutuplaşma aslında Almanya veya Amerika’daki iki partili sistemin yerel bir kopyasından ibarettir. AKP ve CHP arasındaki kavga temel meselelerde hiçbir fark barındırmayan yapay bir horoz dövüşüdür. Her iki taraf da sonuçta aynı küresel güç merkezlerine hizmet eden birer araçtır.
Milli Görüş ekseninden sapanlar bu horoz dövüşünün bir parçası haline gelerek kendi özgün kimliklerini tamamen yitirdiler. Halkın gerçek sorunları yerine suni gündemlerle oyalanması emperyalizmin en büyük başarısıdır. Bu tuzağa düşen liderler ise sadece kendilerini değil onlara inanan kitlelerin geleceğini de karartmaktadır.
Kadro Tasfiyesi Ve Entelektüel Derinlik Kaybı
Erbakan Vakfı sürecinden itibaren samimi kadroların peyderpey tasfiye edilmesi partiyi fikri bir çölleşmeye mahkum etti. Milli Görüş politikaları üretecek beyin takımı yerine sadece itaat edenlerin kalması stratejik hataları kaçınılmaz kıldı. Vizyoner bir liderlik sergilemek yerine dar bir çevreye hapsolmak siyasi intiharın başlangıcıdır.
Doğru politikalar üretecek kadrolardan mahrum kalan bir yapının Türkiye’nin milli güvenlik sorunlarına çözüm bulması beklenemez. Kendi içindeki nitelikli insan kaynağını yok eden bir anlayış dışarıdaki kuşatmayı asla yaramaz. Bu entelektüel sığlık partiyi sadece bir tabela oluşumu haline getirerek etkisiz bir aktöre dönüştürdü.
Tarihi Fırsatın Kaybı Ve Dublörlük Rolü
Türk halkının yeni bir kurtarıcı ve seçenek aradığı 14 Mayıs seçimleri aslında tarihi bir fırsattı. Ancak J.R. Erbakan bu toplumsal değişimi okuyamadığı için kitleleri arkasından sürükleme şansını elleriyle itti. İzin verilen sınırlar içinde siyaset yapmaya razı gelerek figüranlıktan öteye geçemeyen bir dublör konumuna düştü.
Kendi amblemiyle seçime girme izni karşılığında iradesini teslim edenler siyasi tarihin tozlu raflarında yer alacaktır. Halkın değişim talebine sırt çeviren bu pragmatik yaklaşım uzun vadede yok oluşu getirecektir. Artık etkin bir aktör olma şansı kalmayan bu yapı sadece sistemin sürdürülebilir dublörü olarak kalacaktır.
Keskin U Dönüşü Ve Saray Kethüdası Olmak
Dün “dinsiz” dediği yapılarla veya “Titanik” dediği iktidarla bugün aynı safta durmak beyin haşlayan bir tutarsızlıktır. Bu denli sert manevralar yapan bir liderin seçmenini ikna etmesi artık mümkün görünmemektedir. Siyasette ustalığı çıraklığını yapmadan üstlenmeye çalışmak sadece komik duruma düşmekle sonuçlanan beyhude bir çabadır.
Sarayın kethüdası olma teklifini bir onur sanmak aslında davanın ne kadar küçüldüğünün en somut göstergesidir. Hamam işleriyle ilgilenen alt seviye görevliler gibi sistemin temizlik işlerine talip olmak utanç vericidir. Milli Görüşçüler darmadağın olmuşken bu mucizevi birleşme gerçekleşse bile artık kimse bu enkazı kurtaramaz.
SADİ ÖZGÜL
